Anasayfa » Makaleler » Alevi kökenli derken
Ali Kenanoğlu

Alevi kökenli derken

HDP’nin seçim bildirgesini açıkladığı gün CNN Türk Tv kanalından Göksel Göksu’nun canlı yayın konuğu oldum. Göksel Göksu’nun beni HDP’nin Alevi kökenli adayı şeklinde takdim etmesine “Ben sadece Alevi kökenli değil aynı zamanda Alevi’yim” şeklinde bir cevap vermem özellikle Alevi kamuoyunda çokça tartışma konusu oldu. Aslında bir önceki yazımda bu “Alevi kökenli ve Alevi” ayrımını net bir şekilde ifade etmiştim.

Alevi kökenli tabirini Alevi anne babadan doğup da kendisini Alevi hissetmeyen yani Aleviliğe inanmayan Sosyalist – Ateist arkadaşlardan duydum. Onlar Alevilikle ilgili bağlarını sadece Alevi anne babadan olmak yani köken bağı olarak açıklıyorlar. Son derece de haklı bir tanımlamadır.

Bunun yanı sıra diğer taraftan da bu tanımlamayı siyaset yapan ancak Aleviliği şovenistlik, alt kimlik olarak gören kimi Alevi anne babadan doğmuş arkadaşlarımız tarafından kullanılmaktadır. Bu arkadaşlarımızda biz Alevi kimliğimiz ile siyaset yapmıyoruz ancak Alevi kökenliyiz diyebilmektedirler. Bu da son derece saygı duyacağım ve niye böyle diyorsunuz demeyeceğim bir tanımlamadır. En nihayetinde kişinin kendi beyanı esastır.

Bir tabiri kullanan bir diğer unsur ise devlet-hükümettir. Devlet dil olarak bu durumu genellemekte ve özellikle egemen olmayan etnik ve inançlar için bu köken tabirini kullanmaktadır. Kürt kökenli yurttaşlarımız, Alevi kökenli yurttaşlarımız, Ermeni kökenli yurttaşlarımız diye sıralamaktadırlar. Bu dil ve tanımlama bizim itiraz ettiğimiz bir durumdur. Çünkü burada bunlar aslında önceden Aleviydi ancak şimdi değil, Bunlar önceden Ermeniydi, Kürttü ancak şimdi değil şeklinde bir anlam ifade etmektedir. Bizim için bunu derken çoğunluğu oluşturan kimlikler için bunu kullanmamaktadırlar. Devlet-hükümet “Sünni kökenli yurttaşlarımız, Türk kökenli yurttaşlarımız” tabirini hiçbir zaman kullanmamaktadır.

İşte tam da burada biz itiraz ediyoruz. Benim CNN Türk’te yaptığım itiraz öncelikle bizim Alevilikle olan bağımın kökenden ibaret olmadığına ve halen de Alevi olduğumuza yönelik itirazdı. Diğer taraftan da HDP’den milletvekili adayı olurken tam da Alevi kimliğimle siyaset yapmak için Alevi kimliğimi bir alt kimlik değil bir üst kimlik olarak gördüğüm için bu kimlikle aday oldum. İtirazımın diğer yönü de bunaydı.
Bir başkası da devletin-hükümetin bu köken yaklaşımına itirazımdı. Bu kimlikler inançlar kendi varlıklarını inkar ve asimile etmeden bu topraklarda bu ülkede bir arada yaşamalarına inandığımdan bizzat da bunun siyasetini yaptığım, bunun siyasetini yapan bir partiden aday olduğum için itiraz ettim.

HDP tam da bunun siyasetini yapmaktadır. Yani inkar, asimilasyon ve imhaya tabi tutulmuş kimliklerin sadece köken ilişkisi içerisinde kalmadan bugün de ve yarın da kendi özgünlüğü ile varlıklarını sürdürebilmeleri için mücadele vermektedir. Bunun en iyi örneğini HDP’nin seçim bildirgesinde görmekteyiz.

HDP’nin seçim bildirgesi her halk, her inanç, her kimlik, her kültür tarafından bizzat kendilerince kaleme alınmış ve özetlenmiştir.

Sözüm kimseye değildi ancak benim de kendimi ifade etme, tanımlama özgürlüğüm var. O yüzden ben de kendimi “Alevi kökenli” değil “Alevi” olarak tanımlıyorum ve bizzat Alevi kimliğimle bu kimliğin hak mücadelesini Mecliste yürütebilmek için aday oldum.

Aşk ile.

Bu Haberde Dikkatinizi Çekebilir!

Ölümcül İstikrar

Ölümcül istikrar

Ölümcül istikrar Acılı, endişeli günlerin içinde ölüm haberleri var sadece. Ölümlerin devam eden “istikrarı”! Terör ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir