Anasayfa » Haberler » Türkiyeden Haberler » Aleviler için siyasette yeni aktör HDP: Oy desteği için HDP’den neler bekleniyor?

Aleviler için siyasette yeni aktör HDP: Oy desteği için HDP’den neler bekleniyor?

‘Aleviler CHP’nin oy deposudur.’

Aleviler şimdiye kadar bu önyargı ile anıldı. Her önyargı gibi bu da, içerisinde hakikatler kadar gerçekliği kısmen örten genellemeleri barındırıyor. Aleviler laiklik vurgusunun kendilerine inanç ve kimlik anlamında kısmen özgürlük getirdiğinin hep farkında oldular. Osmanlı’da tebaa iken cumhuriyet ile yurttaş statüsüne kavuşmaları ve cumhuriyet döneminde kitlesel kıyımlardan, tümüyle olmasa bile nispeten daha az etkilenmiş olmaları, onları, kendisini cumhuriyetin ve laikliğin temsilcisi addeden partiye, yani CHP’ye yöneltti. Ancak, bu hiçbir zaman körü körüne bir yöneliş olmadı.

Aleviler her daim etraflarındaki diğer siyasi ihtimalleri de değerlendirdiler. Örneğin, 1950’li yıllarda Demokrat Parti Aleviler için bir seçenekti, ancak bu partinin Türk-Sünni kartını oynaması, bu tercihi sürekli kılmadı. Bugüne kadar gerek seçeneksizlik, gerekse siyasi yelpazenin sağında yer alan aktörlerin Alevilere ve Türkiye’nin demokratikleşmesine yönelik istikrarsız tavırları, Alevi oylarını çoğunlukla CHP’ye kanalize etti. Ancak, esasında Aleviler, önyargıların aksine siyasi tercihlerini hiçbir zaman kitlesel olarak yapmadı.

Yeni aktör HDP

Bugün Alevilerin seçim matematiğinde yeni bir aktör belirmiş durumda: HDP.

Elbette Kürt hareketi Türkiye siyasetini etkilemiş bir aktör ve bu anlamda yeni değil. Üstelik Kürt hareketine yakın partiler, sosyalist ve sol görüşlü Alevi ve Kürtlere her daim bir seçenek sundu. Ancak Alevilerin ana akımının HDP gibi Kürt hareketinin içerisinde etkin bir şekilde yer aldığı bir partiyi ciddi bir alternatif olarak değerlendirmesi nispeten yeni bir durum. HDP bugün Aleviler’in ciddiyetle değerlendirdikleri bir ihtimal, ancak tarihten gelen kaygılar da var.

HDP Aleviler için niye ihtimal?

Bugün HDP’nin Aleviler için siyasi bir ihtimal olmasının iki nedeni var. İlki ve daha zayıf olanı HDP’nin yüzde 10 barajı altında kalmasının, AKP’nin Meclis’teki gücünü yükseltmesi olasılığı. Bu noktada, Alevilerin temel rahatsızlıkları AKP’nin, CumhurbaşkanıErdoğan‘ın Başbakanlığı döneminden bu yana Alevilere sergilediği dışlayıcı ve ötekileştirici yaklaşımdan kaynaklanıyor. Geçtiğimiz iki gün boyunca bunu inceledik.

HDP’nin siyasi bir ihtimal olmasının ikinci ve daha kuvvetli nedeni ise, Eş Başkan Selahattin Demirtaş‘ın Alevilere yönelik eşitlikçi yaklaşımı. Esasında Alevilerin taleplerinin ciddiye alınması HDP’nin selefi olan partiler döneminde başlamış olsa da, Demirtaş’ın çoğulcu ve demokratik tavrı Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden bu yana Alevileri olumlu yönde etkilemiş durumda.

HDP ile ilgili kaygılar

Demirtaş’ın kazandığı bu sempatiye rağmen, Alevilerin partinin geri kalanı ile ilgili halen süren çekinceleri var. Tarihte yaşanan Alevi kıyımlarını çağrıştıran isim ve olaylara siyasal ittifak uğruna zaman zaman atıf yapılması ve zaman zaman Alevilerin hassas oldukları laiklik anlayışının popülist siyasi söylemlerle heba edilmesi Alevilerde tedirginlik yaratıyor. Son döneme kadar HDP’nin eleştirilerinin odağına, bunca zamandır Alevileri ötekileştiren bir siyasal yaklaşım sergilemiş olan AKP yerine, CHP’yi yerleştirmesi de bu tedirginliği artıran faktörlerden.

Bir yanda sempati, bir yanda tedirginlik

Alevi Bektaşi Bilim Derneği Başkanı Hatice Altınışık, “şeriat korkusu” nedeniyle bugüne kadar CHP dışında bir seçenek göremeyen Alevilerin önünde, artık bir seçenek daha bulunduğunu söylüyor.

“Tek partili sistemden çok partili sisteme geçildiğinde Alevilerin bir kısmı Menderes’in partisine yönelmiştir. Menderes’in ‘minareler süngümüz, camiler kışlamız’ dediği andan itibarense Menderes’i desteklemekten vazgeçmişlerdir. Zira Alevi toplumunun en büyük korkusu şeriattır. Aleviler Osmanlı ve Selçuklu dönemlerinde din adına yapılan baskıları, zulümleri iyi bildikleri için, kendilerini ona karşı koruyacak mekanizmalara daha çok güvenirler. Bunun içerisinde mesela günümüz koşullarında bir AKP-CHP varsa ve üçüncü gözü açacak, çıkış yolu sunacak başka bir yapı yoksa, İslami söylemleri çok kullanan AKP yerine, Kemalist öğeleri daha önde tutan bir CHP tercih edilebilir. Ama 2015 genel seçim sürecini düşününce, kendi kimliğini, kendi dilini -çünkü Aleviler çok dillidir, tek inançlıdır- hiç sorgulamadan, yargılamadan, olduğu gibi kabul ettiğini, taleplerini karşılayacağını söyleyen üçüncü bir parti var ortada. Yerelde yaptığım gözlemler Alevilerin, sistemin HDP’yi kriminalize etmesine, onun hakkında çok kötü algılar oluşturmasına rağmen onu bir alternatif olarak gördükleri yönünde. Tıpkı tek partili süreçten çok partili sürece geçişteki gibi bir umudu yaşıyorlar. Yarın bu parti onların beklentisini karşılamaz ya da onun gerisinde bir adım atarsa oradan da desteğini çekecektir.”

HDP’ye açık destek

Hacı Bektaş Veli Dergahı Postnişini Veliyettin Ulusoy ile seçim telaşından çok önce konuştuğumda siyaset konuşmayı sevmediğini belirtirken yine de “Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce istediklerimizi Selahattin Demirtaş’ta gördüm” demişti. Geçtiğimiz günlerde hem kendisi, hem de Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Başkanı Turgut Öker gibi çevreler HDP’ye açık desteklerini duyurdular. Kürt siyaseti ile Aleviler arasındaki bir yakınlaşmaya işaret eden bu açıklamalar elbette çok önemli.

Ancak bu yakınlaşmaya yine de temkinli yaklaşmakta fayda var, zira işin siyasi matematiği tarihsel derinliklerde yatıyor. Örneğin Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan HDP’nin Alevilerden oy alabileceğini, ancak öncelikle, tarihsel olarak Alevi kıyımı ile özdeşleştirilen isimleri tasvip etmediğini açıklaması gerektiğini söylüyor.

Doğan: “Alevilerin oyu için HDP’nin yapması gereken bir şey var”

“HDP Alevi oylarına göz dikmiş durumda. Ama HDP’nin bence yapması gereken bir şey var ve bunu Sayın Demirtaş’tan da bekliyorum. İdris-i Bitlisî olayının tarihsel süreç içerisinde oynadığı rolün kendilerince hiçbir biçimde tasvip edilmediğini ve bu tür övgülere itibar edilmemesinin gerektiğini söylemesi lazım. Aksi takdirde kendisine doğru kayabilecek sempati oylarını riske atar. Halbuki CHP’nin tavrına bağlı olarak Alevi oylarının bir kısmı HDP’ye gidebilir.”

Laiklik kaygısı

Yol TV Program Yapımcısı Vedat Kara Alevilerin laiklik kaygısını vurgularken, Alevilerin bir yandan CHP’de yaşadıkları temsiliyet sorunlarına, diğer yandan da Demirtaş’ın onlarda doğurduğu sempati ile, Kürt siyasetinin onlarda yarattığı tedirginlik arasındaki ikircikliğe dikkat çekiyor.

“Geçmişte Aleviler büyük çoğunlukla CHP, SHP, DSP gibi sol partilere oy verdiler. Bugün de çoğunluğu CHP’ye oy veriyor. Belki yeni yeni HDP’ye oy veriyorlar. Onun da çoğunluğu Kürt Aleviler üzerinden, ama Kürt Alevilerin bile çoğunluğu hâlâ HDP’de değil, CHP’deler. Burada bir laiklik kaygısı var çünkü. Alevilerin laikliğe herkesten çok ihtiyacı var, zira toplumda inançları nedeniyle inanılmaz baskılara uğramışlar. Sonuçta CHP’nin demokratik tavrından ya da temsiliyetinden memnun değiller. HDP eğer Alevilere bugüne kadar CHP’nin yaptığı gibi yaklaşmaz ve kurumsal temsiliyeti, doğru bir biçimde sağlarsa; 8 Haziran itibari ile hem Aleviler, hem de Türkiye siyaseti açısından yeni bir dönemi yaşayabiliriz. Demirtaş’ın söylemi, kullandığı dil ve yaklaşımı Alevileri etkiliyor. Ve Alevilerde Demirtaş’a bir eğilim ve sempati var. Kaygı, Kürt siyasetinin, özelde HDP’nin izleyeceği politikaların bütününde yatıyor. Kürtlerin kendi izlediği politik hattın, Aleviler açısından problemli olabileceği kaygısı var. Türkiye’de AKP dönemi ile başlayan bir gericileşme var. Ama herkes bunu bu şekilde okumuyor. Alevilerin kaygısı da burada başlıyor, HDP farklı toplumsal kesimleri Demirtaş’ın yaklaşımında mı, yoksa partide politika yapan diğer kesimlerin yaklaşımında mı birleştirecek?”

Öcalan’ın açıklamasına göre oy verecek

Yalıncak Sultan Alevi Kültür Derneği Üyesi Sevim Yalıncakoğlu da HDP’ye oy vermek için, Kürt siyasal hareketinin tarihteki Alevi kıyımları ile arasına mesafe koyduğunu görmek istediğini, bunun için de Öcalan’ın bu yılki Newroz mesajını beklediğini söylüyor:

“Demirtaş’ın grup toplantısında söylediği ‘Kirli pazarlıkların içinde değiliz, seni başkan yaptırmayacağız’ cümlesini sanki bana hitap edilmiş gibi alıp heybeme koydum. Fakat benim HDP’ye olan kırgınlığımın nedeni Demirtaş değil, Öcalan’ın 2013 Newroz mesajındaki ‘bin yıllık kardeşlik’ vurgusu. Ki bu tam da benim katledildiğim savaş olan Çaldıran’a denk gelir. Bu mesaj bana tarihte Kürtlerin Osmanlıyla birlik olup Alevileri öldürdüklerini hatırlattı. Bu mesajda laiklik vurgusu olmaması beni kaygılandırıyor. Hemen arkasında 4+4+4’e verilen ‘hassasiyet onayı’ ve son olarak Said Nursi anması beni kaygılandırıyor. HDP’nin ilke siyaseti değil denge siyaseti yaptığına ilişkin kuşkumu yok etmek için bu Newroz’daki mesajı bekliyorum… Bu hâliyle oy kullanmamaya karar verebilirim.”

Nil Mutluer (T24)

Bu Haberde Dikkatinizi Çekebilir!

Alevilere ırkçı yazılama : “Alevi Defol”

Sarıyer İlçesinde Alevilerin yoğunlukla yaşadığı Ömürtepe mahallesi’nde duvarlara Alevilere nefret söylemli yazılamalar yapıldı. Mahallelinin sildiği …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir