Anasayfa » Haberler » Türkiyeden Haberler » ‘Alevilere göre başkanlık sistemini CHP değil HDP engelleyecek’
'Alevilere göre başkanlık sistemini CHP değil HDP engelleyecek'

‘Alevilere göre başkanlık sistemini CHP değil HDP engelleyecek’

7 Haziran Genel Seçimleri öncesi, her seçim döneminde olduğu gibi Alevilerin siyasal tercihlerinin hangi yönde olacağı tartışılıyor. Araştırmacı yazar Erdoğan Aydın, tartışmanın farklı boyutlarını Radyo Sputnik için değerlendirdi.

 Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, 7 Haziran’da yapılacak genel seçimlerde Halkların Demokratik Partisi’ni (HDP) destekleyeceğini açıkladı. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile görüşen Konfederasyon Başkanı Turgut Öker ve beraberindeki heyet görüşme sonrası yaptığı açıklamada “Türk-İslam sentezi yerine çok uluslu ve kültürlü toplumun inşa edilebilmesi ve Alevilerin sorunlarının çözülebilmesi için HDP’nin yanında olmaya karar verdik” dedi.

Bu açıklamadan sonra gözler bir kez daha, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) doğal seçmeni olarak algılanan; her seçim öncesi gündeme gelen Alevi toplumunun taleplerine ve siyasal tercihlerine çevrildi.  Peki Türkiye’deki Alevi toplumunun HDP’ye yönelmesi, Alevilerin tercihlerinde bir kırılma olduğunu mu gösteriyor? Mevcut siyasal iktidar Alevilerin taleplerine neden yanıt üretemiyor? Muhalefet partilerinin Aleviler açısından bir siyasal özneye dönüşebilmesinin şartları neler? Suriye krizi ve radikal İslam’ın yükselişe geçmesi bağlamında Aleviler bölgedeki gelişmeleri nasıl değerlendiriyor?Alevilik ve İslam ile ilgili, 15’ten fazla eseri bulunan araştırmacı yazar Erdoğan Aydın, hem tarihsel, hem de güncel bağlamda Alevilerin siyasal yönelimleriyle ilgili tartışmaları değerlendirdi.

HDP’YE DESTEK HANGİ DÜZEYDE?

Aydın’a göre, Alevilerin CHP’den HDP’ye blok olarak geçiş yaptığına dair bir iyimserliğe kapılmak için henüz erken. Alevi sorununun tıpkı Kürt sorunu gibi ancak kapsamlı bir programla çözülebileceğinin altını çizen Aydın, Alevilerin bu seçimde CHP yerine HDP’yi seçme ihtimalinin yükseldiğine dikkat çekiyor. Erdoğan’ın önerdiği Başkanlık sistemi, Aleviler için de çok ciddi bir kaygı sebebi. Aydın, “Aleviler,  CHP’nin bu başkanlık sistemi dayatmasını önleyemeyeceğini düşünüyor. Buna karşı, barajı aşması halinde HDP’nin söz konusu başkanlık sistemini engellemek konusunda çok somut bir direnç olduğunun farkındalar” diyor.

ALEVİLİK BÖLGESEL BİR NİTELİK Mİ KAZANIYOR?

Aydın, Alevilik’in Suriye krizinden ve IŞİD’in ortaya çıkışından sonra bölgesel bir nitelik kazanıp kazanmadığına dair ise basit bir denklem sunuyor. Aydın’a göre Anadolu Alevileri için Nusayrilerle, duygusal bir bağ kurabilirken, Şiilikle hem teolojik anlamda hem de siyasal olarak bir yakınlık hissetmiyorlar.

Aydın şu tespiti yapıyor:  “Bugünlerde IŞİD’e karşı ve Suriye rejimini devirmeye karşı yürümekte olan operasyon her ne kadar Şiiler ve Nusayrileri, keza Anadolu Alevilerini de birbirine yakınlaştırmış gözüküyorsa da aslında bu orta vadede sürecek bir durum olarak değerlendirilmemeli. Şu anki mevcut yakınlaşma sadece IŞİD’in tasviyesine yönelik bir yakınlaşma…”

İşte Erdoğan Aydın’ın Sputink’e yaptığı değerlendirme:

“SİYASAL TERCİHLERDE BİR KIRILMA YAŞANIYOR”

Alevi toplumunun genel olarak kendisini solda tanımladığını belirten Erdoğan Aydın şunları söyledi:

“Henüz, Alevi çoğunluğun CHP’den, HDP’ye geçtiği gibi bir iyimserliğe kapılmamak lazım.  Bunun için epey bir zaman gerekiyor. Fakat Alevi toplumunun kendini solda tanımlayan örgütlü güçleri artık CHP’nin kendi temel taleplerinin hiçbirini karşılayamayacağını, esasen bugüne kadar da Alevi sorunu çözme konusunda samimi ve cesur davranmadığını biliyorlar. Bu tecrübenin rahatlığıyla HDP’ye yönelik arayışlarını arttırmış vaziyetteler.

HDP, Alevi sorununu tıpkı Kürt sorunu ve diğer sorunlar gibi çözümünü programlı bir biçimde dillendiriyor. Bunu gerek mecliste, gerek sokak faaliyetlerinde, gerekse açıklamalarında net olarak gösterdi. Alevi sorununun çözümünde biricik partinin HDP olduğu gerçeği dikkate alınacak olursa, siyasal tercihlerdeki değişimin giderek belirginleştiği görülebilir. Öte yandan Aleviler,  CHP’nin kendileri için çok ciddi bir kaygı nedeni olan, Erdoğan’ın Başkanlık sistemi dayatmasını engelleyemeyeceğini görüyorlar.  Buna karşı, barajı aşması halinde HDP’nin söz konusu başkanlık sistemini engellemek konusunda çok somut bir direnç olduğunun da farkındalar.”

Seçimden sonra radikal bir muhalefetin yükselebileceğini belirten Aydın şu değerlendirmeyi yaptı:”Önümüzdeki süreci belirleyecek olan başta Kürt hareketi olmak, Alevilerle kurulacak olan etkileşim. 7 Haziran seçimi özgülünde HDP ile Aleviler arasında başlayan yakınlaşma giderek artacak. Bırakın yüzde 10 barajının aşılmasını, yüzde 14/15’lere doğru yükselen bir HDP’yi görürsek şaşırmamamız gerektiğini düşünüyorum. Alevilerle, Kürtlerin birleşimi devam ederse yeni bir radikal muhalefet oluşabilir. Fakat bunun için Alevilerin şu andaki pozisyondan daha derin bir tavır geliştirmesi şart.”

“ALEVİLER İÇİN KÖTÜLÜĞÜN ÖZNESİ ŞERİAT VE OSMANLI”

Erdoğan Aydın, Alevilerin CHP ile olan yakınlığının tarihsel arka planını ise şöyle anlattı:  “Aleviler için kötülüğün ve hak ihlalinin öznesi şeriat ve Osmanlı. Dolayısıyla başta Dersim katliamı, tekke ve zaviyelerin kapatılması olmak üzere Cumhuriyet sonrası kendilerine yönelen baskıları bir şekilde tolere edebiliyorlar. “Hiç olmazsa, Cumhuriyet bizim güncel hayatımıza karışmıyor” diyorlar. Cumhuriyet rejimi altında şeriatta yaşadıkları denli kategorik yok edilmeyi yaşamadıklarından, Cumhuriyet’in mevcut durumuna ve onun temsilcisi olan CHP’ye rahatlıkla razı oluyorlar. Ehven şerre, yani iki kötünün içinde daha az kötü olana razı geliyorlar. Bu durum Alevi toplumunda giderek içselleştirildi. Bu içselleştirmenin sonucunda da Aleviler ile CHP arasında razı olma ekseninde bir bağ kuruldu. Bu da kuşkusuz Alevilerin özgüven yitimi ve örgütsüzlüğüyle doğrudan alakalı. Nitekim son dönemde örgütlü Alevilerin içinde CHP’den kopuş daha da artıyor. Alevi toplumunda özgüven arttıkça CHP’den kopuş ve hakiki çözüme yönelik eğilim belirginleşiyor”

“SOL HAREKETLERDE ALEVİLER HEP ÖN SAFLARDA YER ALDI”

ABD’nin en önemli gazetelerinden olan Wall Street Journal’da yayımlanan bir makalede, AK Parti’nin Alevilere dikkat etmesi gerektiği ve Alevilerin ‘geleneksel olarak’ solcu ve radikal hareketlere eğilimli olduğu yazıldı. Aydın’a algının tarihsel bir temelini şöyle açıkladı:

“Aleviler eşitlikçi, çoğulcu bir kültüre sahip olduklarından dolayı tarihlerinde otoriteyle uzlaşma sıkıntısı çektiler, otorite tarafından asimile edilmeye çalışıldılar. Bunun bir sonucu olarak Alevilerin yer yer başkaldırdılar, başkaldırı yapamadıklarında ise merkezi otoritenin denetim alanlarından uzak yerlere kaçtılar.Bunu Cumhuriyet sonrasında da yer yer görüyoruz. Cumhuriyetin kuruluş döneminde Aleviler, Cumhuriyet’le birlikte sorunlarının çözüleceğini düşünerek Cumhuriyet’e destek verdiler ama bir müddet sonra Cumhuriyet’in aslında modern bir tek tipleştirme projesi olduğunu fark ettikleri andan itibaren  de Cumhuriyet’ten uzaklaşmaya başladılar. Bunun sonucunda da örneğin Dersim’de bir ayaklanma olmadığı halde uygulanan katliam, 1925 Şeyh Sait Ayaklanması sonrasında uygulanan katliamla kıyaslanmayacak kadar vahşi oldu. 60’lı ve70’li yıllarda da gerek sendikal hareketlerde, gerek sol örgütlenmelerde Alevilerin, özellikle de Alevi kadınlarının oranının bir hayli yüksek olduğunu görüyoruz. Neredeyse sendikal hareketlerinin öncü kadrolarının önemli bir çoğunluğu Alevilerden çıktı. Keza sol hareketlerin kadro olarak beslenme alanlarında Alevi nüfusa oranla çok büyük bir katılım söz konusu oldu. Bu durum Anadolu’daki Alevi inancının eşitlikçi, çoğulcu karakteri ve devletin bu özellikleri ortadan kaldırmaya yönelik tek tipçi karakteri arasındaki çatışmanın doğal bir yansıması. Bu açıdan Wall Street Journal’ın yorumu doğruluk payı barındırıyor.”

“ALEVİLER GÜNÜMÜZDE BİRİNCİ ÖTEKİ POZİSYONUNDA”

AK Parti’nin kendi tarihsel kültürel referanslarını din ve Osmanlı üzerinden kurduğunu söyleyen Aydın şöyle devam etti:  “Bu durumda Aleviler AKP’nin birinci ötekisi haline geldiğini savunan Aydın, “Kemalist bakış açısında Kürtler birincil ötekiyken, AKP zihniyetinde Aleviler birinci öteki pozisyondadır. Her ne kadar son dönemde Alevi çalıştayları, Alevi sorunu, Dersim Katliamı bizzat iktidar tarafından gündeme getirilmiş olsa da, Alevi sorununun çözümü açısından AK Parti, Kemalizm’den çok daha sorunlu bir karakter taşıyor.”

“IŞİD’İN GERİLETİLMESİ HEDEFİ YAKINLAŞMA SAĞLIYOR”

Peki Alevi sorunu da özellikle Suriye krizinden ve IŞİD’in yükselişinden sonra, Kürt sorunu gibi uluslararası bir boyut kazanır mı? Türkiye Alevilerinin bölgedeki diğer Alevilerle ilişkisi nasıl? Erdoğan Aydın’ın bu soruya yanıtı şöyle:

“Alevi sorununun Suriye krizinin düşünülenin aksi bir çıkmaza girmesi üzerine bir uluslararasılaşma durumu var. Fakat şu ayrımı belirginleştirmek lazım; her ne kadar Ali’yi eksen alsalar da bölgede üç farklı Ali’cilik söz konusu. Bunların bir tanesi kendilerine Alevi demeyen Şii nüfus. Bu aslında 1400 yıl önce Ali ile Muaviye arasında başlayan çatışmadan süre gelen bir Şii kültürü. Şii kültürü ile Alevilik kategorik olarak birbirlerinden farklıdır. Her ne kadar ikisinde de Ali eksenli bir bakış açısı söz konusu olsa da Şii kültürü aslında tıpkı siyasal Sünnilik gibi şeriat eksenli, kendisinden farklı olanları dışlayıcı, dolayısıyla Anadolu Alevilerini de sapkın olarak gören, Sünni İslamcılıktan farksız bir eğilimdir. Bu açıdan baktığımızda aslında Anadolu Alevileri, kendilerini en küçük anlamda dahi Şiilere yakın görmüyorlar.”

“ŞİİLİK BİLİNMİYOR, NUSAYRİLİKLE DUYGUSAL BAĞ VAR”

Aydın’a göre Anadolu Alevileri ile Arap Alevileri (Nusayriler) arasında duygusal bir bağ var:

“Anadolu Alevileri ve Nusayriler arasında çok yakın bir duygu bağı bulunuyor. Arap Alevileri ile Şiiler arasındaki yakınlık ise teolojik değil siyasal bir arka plana sahip. Bölgedeki Sünni hegemonyaya ve geçmişte Osmanlı’nın bölge üstündeki hakimiyetine karşın Şiiler ile Arap Alevileri arasında bir siyasal yakınlaşma söz konusu oldu. Bunu son dönemde Suriye’ye yönelik operasyondan sonra çok daha belirgin görmeye başladık. Bugün IŞİD’e karşı ve Suriye rejimini devirmeye karşı yürümekte olan operasyon her ne kadar Şiiler ve Nusayrileri, keza Anadolu Alevilerini de birbirine yakınlaştırmış gözüküyorsa da aslında bu orta vadede sürecek bir durum olarak değerlendirilmemeli. Anadolu Alevileri nezdinde her türlü şeriatçı yaklaşım uzak durulması ve kuşkuyla karşılanması gereken temel hak ve özgürlüklere karşı da ciddi bir sorun ve tehlike oluşturuyor. Buradan hareketle şu andaki mevcut yakınlaşma IŞİD’in tasviyesine yönelik bir yakınlaşma. IŞİD’in devre dışı bırakılması sonrasında yeniden şekilleneceğini düşünüyorum.”

http://tr.sputniknews.com/

Bu Haberde Dikkatinizi Çekebilir!

alevi-bektasi-federasyonu-genel-merkezine-saldiri

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Merkezine Saldırı

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Merkez Binamıza dün gece kimliği belirsiz kişi veya kişilerce girilmiş, ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir