Anasayfa » Haberler » Türkiyeden Haberler » Alevilerin tarihsel seçimi!
Alevilerin tarihsel seçimi!

Alevilerin tarihsel seçimi!

Türkiye halkları, AKP’nin diktatörlüğe giden “Başkanlık Sistemi” ve HDP’nin radikal demokrasi kapsamında yaptığı “Yeni Yaşam Çağrısı” ile tarihinin en kritik seçimlerine yaklaşıyor.
Önümüzdeki seçimleri kökünden etkileyecek en önemli dinamiklerden biri olan Alevi toplumunun seçimlerdeki tercihi, Türkiye’nin gidişatını da belirleyecek. Seçim tarihlerinde 1957 yılında “Şeriat korkusuyla” başlayan, o tarihten itibaren yaşadığı büyük katliamlara rağmen büyük oranda CHP çizgisine oy veren ancak, karşına eşitlik, özgürlük ve adalet talepleriyle çıkan her alternatife de açık olan Aleviler, kendi içlerindeki özerk yönetim, demokrasi kültürleri ve 72 millete bir bakma anlayışları ile uyuşan HDP’nin “Yeni Yaşam Çağrısı”na kulak vermeye başlıyor.Türkiye tarihinin en kritik seçimlerinden birine yaklaşırken, AKP hükümeti, Türkiye halklarına ‘Türk Tipi Başkanlık Sistemi’ adı altında ‘diktatörlük’ olarak kabul edilen sistemi, HDP ise radikal demokrasi için “Yeni Yaşam Çağrısı”nı sunuyor. Bu iki çizgi arasında geçeceği görülen seçimlerde toplumsal kesimlerin nasıl tepki vereceği ise merak edilen en temel konuların başında geliyor. Şimdiye kadar genelde kendisine katliamı reva gören kesimler tarafından “çanta da keklik, arka bahçe, oy deposu” olarak görülen Alevi toplumunun seçimi Türkiye’nin gidişatının belirlenmesinde önemli bir etkiye sahip olacak. Alevilerin parlamenter sistem içindeki toplumsal seçmen davranışları, bu seçimde nasıl davranacaklarını göstermesi bakımından önemli bir ip uçları içeriyor.

CHP’ye mecbur mu kaldılar

Kendi içinde özgün bir demokrasi ve eşitlik kültürü olan Aleviler, Cumhuriyet’in başlangıcından bu yana seçimlerde etkili bir rol aldılar. Alevilerin seçim tarihi, tüm eşitlikçi ve demokrasi kültürüne rağmen en büyük Alevi katliamlarında sorumluluğu olan CHP’ye nasıl oy verdiklerini, diğer inkarcı partiler ile CHP arasında nasıl seçeneksiz, alternatifsiz kaldığını gösteriyor. Aleviler kitleleri, her zaman eşitlik, adalet ve özgürlük taleplerinin peşinden giderken, 1946 yılından 2015’e kadar çıkan demokratik her alternatife Alevi kitlelerinin oy verdiği görülüyor.

Doğaları gereği tek partili sistemden rahatsız oldular

Cumhuriyet tarihi boyunca tek parti iktidarı CHP’yi desteklemiş olan Aleviler, 1945 yılına kadar süren tek parti sisteminde yaşadıkları Koçgiri ve Dersim katliamlarının etkisiyle, 1946 yılında yapılan ilk seçimlerde Demokrat Parti’yi (DP) destekledi. Tek parti iktidarının yıkılmasından en çok mutluluk duyacak halk olan Alevilerin çoğunluğunun yaşadığı Amasya, Tokat, Erzincan, Dersim, Sivas, Çorum ve Maraş gibi bölgelerde DP seçimi kazandı. 1950 yılına doğru Alevilerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde seçimi bir kez daha DP kazandı.

DP ve CHP arasında seçeneksiz kaldılar

Alevilerin yüzde 80’inden fazlasının DP’ye oy verdiği 1950 seçimlerinde yüzde 52 oy alan DP’nin giderek muhafazakar eğilimler gösteren politikaları ve kimi tarikat ve cemaatlerle gelişen ilişkileri, Kemalist rejimin “şeriat gelecek” propagandalarını hayata geçirmesine neden oldu. “Şeriat gelecek” kampanyasını yürüten CHP’nin hedefinde Alevilerin oyu yatarken, DP’nin muhafazakar politikaları ve Osmanlı’da İslam adı altında yıllarca zulüm gören Alevilerin “şeriat korkusu”, 1957 seçimlerinde yönlerini yeniden CHP’ye çevirmesine neden oldu. Alevilerin CHP’ye yaklaşmasının diğer temel bir sebebi de DP ve CHP arasında kalmış seçeneksizlikti.

TİP’le beraber sosyalizmle tanıştılar

60’lı yıllarda ise eşitlik, özgürlük ve devrim taleplerinin yükselişi Alevi kitleleri arasında karşılık buldu ve özellikle Alevi gençleri için yeni bir dönem başladı. Yine bu dönemde kentlere göç etmeye ve işçileşmeye başlayan Aleviler içindeki sınıfsal ayrışma siyasi tercihlerde de yansımasını buldu. Bir kısım Alevi, ilk Alevi partisi olarak kurulan ve 69 seçimlerinde yüzde 2,8 oy alan Türkiye Birlik Partisi’ni desteklerken, bir kısmı da halen CHP’yi desteklemeye devam etti. Alevi emekçilerinin bir kısmı ise Türkiye İşçi Partisi’ni (TİP) desteklemeye başlamıştı. TİP ile beraber sosyalist hareketleri tanımaya başlayan Aleviler giderek güçlenen sosyalist hareket içerisinde yer almaya başladı.

Alevi gençleri sosyalizme, yaşlılar Ecevit’e

Tek partili dönemin ardından DP’yi ardından da devamcısı olan Adalet Partisi’ni bir dönem destekleyen Aleviler, 1970’li yıllardan sonra yükselen emekçi hareketini kontrol altında tutmak için sosyal demokrat politikalar üreten ve “ortanın solu” demagojisiyle Alevi kitlelere pazarlanmaya çalışılan CHP’nin seçmeni haline geldiler. Bu dönemde kentlere göç etmeye başlayan Aleviler CHP’yi desteklerken, Alevi gençlerinin çok büyük bir bölümü ise politikada seçimleri temel gündemi haline getirmeyen sosyalist, yurtsever örgütlerin içinde bulundu. 70’li yıllarda, İnönü CHP’sinin başına gelen Ecevit’in Alevi kitlelerinin neredeyse yüzde yüzünün oyunu almasında, Kemalizm’inden kopma ve sol bir parti olma iddiası temel sebepti.

Alevilerin bu dönemde yaşadığı en büyük trajedi ise seçimlerde tüm güçleriyle Ecevit’i destek verirlerken, binlerce Alevi gencinin destek verdikleri Ecevit iktidarında katledilmesiydi. .

Darbe dönemi sola güvenen Alevileri boşluğa düşürdü

12 Eylül askeri darbesinin ardından devrimci hareket ve Kürt hareketinin mücadelesine karşı CİA tarafından kurulan “yeşil kuşak” projeleri kapsamında, devletin her türlü örgütlenmesinin dini örgütlenme üzerine kurulması girişimleri Alevi kitleleri CHP çizgisinde partilere oy vermeye itti. Askeri darbenin sol partileri güçsüzleştirmesi sonucu boşluğa düşen Aleviler, bu dönemde daha din dışı bir örgütlenme yapısı ortaya çıkarken, 1988 yılında kurulan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) çizgisi bunun en somut örneği biri oldu. PSAKD 80’lerin sonu ve 90’larda her ne kadar kitlesi olarak CHP çizgisine kayan bir yapı izlese de, asıl olarak 60’lardan kalan sol, sosyalist partilerin çizgisinde bir politika üretme çabasında oldu.

80 sonrası Aleviler siyasi tercihlerini ağırlıkla olarak Erdal İnönü’nün SODEP ve SHP’sine yönlendirdi. Sonraları SODEP adını alacak olan CHP’nin yerine kurulan Halkçı Parti 83 seçimlerimde Alevilerin oylarıyla, Hatay’da 36,37, Dersim’de yüzde 63,56, Sinop’ta 44,77 ve Edirne’de 41,32 oy oranını ulaşırken, Kırklareli ve Zonguldak’ta birinci parti oldu.

Sivas’taki oy oranlarında bakıldığında ise Sivas’ta yaşayan Alevilerin bir kısmının Milliyetçi Demokrasi Partisi’ne (MDP) oy verdiği görülüyor.

90’lı yıllarda ‘kimlik saklamadan’, ‘kimlik savunmasına’

Gelişen imam hatip okulları ve cemaatlerin toplumda etkin rolleri sonucu CHP’ye oy veren Alevi kitlerinin seçim refleksleri 90’lı yıllarda özellikle Sivas katliamının yarattığı korku ile devam etti. 90’lı yılların temel özelliği, Alevi kitlelerin Osmanlı’dan kalma olan “kimliği saklama” refleksi, 90 yıllarda artan korku ve katliamlar sonrası “kimliği savunma” refleksi haline geldi. Alevi halkı için kimliği saklamak yerine, kimliği savunmak olumlu bir gelişme olsa da, CHP çizgisi “şeriat gelecek” korkusunu körükledi ve 90’lı yılların Sivas ve Gazi katliamlarını yaşayan ve yine seçimlerde ulusalcılar ile muhafazakarlar arasında kalan Aleviler bir kez daha gönülsüzce CHP çizgisine oy verdi.

91 yılındaki genel seçimlerde Kürt siyasal hareketiyle de ittifak kuran Erdal İnönü’nün darbe sonrası kapatılan CHP’nin devamcısı olan Sosyaldemokrat Halkçı Parti’sine (SHP) Aleviler çoğunlukla destek verirken, SHP seçimlerde yüzde 20,75 oy alarak, 3’üncü parti oldu. Yine Alevilerin bir kesiminin oy verdiği Ecevit’in başında olduğu DSP ise 10.74 oy olarak 5. parti oldu. 1995 seçimlerinde ise yüzde 10,04 oy alan CHP’nin birinci olduğu iki il yüzde 23,38 ile Dersim ve 21,93 ile Hatay’ın olması Alevilerin CHP’ye desteğini gösterirken, seçimlerde 4. parti olan Ecevit DSP’sinin ise Trakya ve Ege bölgesinde yaşayan Alevilerden büyük oranda oy aldığı görülüyor.

2000’li yıllar umutsuzluk içinde CHP ile geçti

2000’li yılların başında AKP’nin sahneye çıkması ve seçimlerin AKP, CHP ve MHP tekelinde gerçekleşmesi, bir kez daha sağ muhafazakar partilerin iktidar olması korkusu Alevilerin CHP’ye oy vermesini devam ettirdi. 2002 seçimlerde CHP’nin aldığı oyların yüzde 65’i Alevilerin yaşadığı bölgelerden geldi. 2002 seçimlerde Devlet İstatistik Enstitüsü’nün verilerine Eskişehir ve Sivas’ın Alevi köylerinin tümünde büyük oranda CHP’ye oy verildiği görülüyor. Verilere göre, Eskişehir’in 45 Alevi köyünde 5 bin 260 oy kullanıldı ve Doğru Yol Partisi’ye yüzde 12, MHP’ye yüzde 6, ANAP’a yüzde 6 ve AKP’ye yüzde 5 civarında bir oy çıktı. Toplam yüzde 30’luk bir oy merkez sağ partilere çıktığı görülürken, bu oyların dışında kalan yüzde 70’lik bir oy ise CHP’ye gitti. 0

2000’li yıllarda CHP’nin başarısız muhalefet politikaları ve Alevi kimliğinin taleplerinin dile getirilmemesi Alevi kitleleri tarafından her zaman rahatsızlık duyulan bir konu olması, bu dönemde de Alevilerin CHP’ye gönülsüz destek verdiği yorumlarına neden oldu.

Alevi tarihinde öz güce dayanmayan partiler başarısız oldu, vekiller ihanet etti

Aleviler Meclis’te temsil edilmek için kendi öz güçleriyle hiçbir zaman bir oluşum içine girmeseler de, ilk Alevi partisi olan Türkiye Birlik Partisi, Demokratik Barış Hareketi ve Barış Partisi gibi Alevilik iddiasıyla ortaya çıkan partiler, kişisel sermayelerin desteği ile kuruldu. 1966 yılında kurulan Türkiye Birlik Partisi’nin ambleminin ortasında bulunan Hz. Ali’yi temsil eden bir aslan ve etrafındaki 12 imamı anlatan yıldızlar bulunan amblemi dikkat çekiyordu. Dönemin kanunları gereği Birlik Partisi’ne Alevi partisi denemiyordu ve CHP ve İşçi Partisi de “bölücülük yapıyor” söylemleriyle partiye tepki göstermişti. Birlik partisi 1969 seçimlerinde yüzde 2,8 oyla Meclis’e 8 vekil soktu ancak, vekillerin hepsi daha sonra Adalet Partisi’ne geçti. 70’li yıllarda mecliste çeşitli partilere dağılmış 15 Alevi milletvekili bulunuyordu. Bir süre sonra vekillerden 5’i Adalet Partisi’ne güven oyu verdikleri gerekçesiyle partilerinden atıldı.

90 yıllarda, sermayedar Ali Haydar Veziroğlu’nun finans desteğiyle kurulan Barış Partisi ise girdiği ilk seçimde hiçbir varlık gösteremedi ve kendini feshetti.

2015’e yaklaşırken Aleviler için alternatif umut oluyor

AKP, MHP ve CHP tercihlerinin yapmak zorunda kalan Alevilerin 2000’li yıllarda kırılma noktası ise 2014 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimleri oldu. Yıllardır CHP ve geleneklerine oy veren Aleviler, CHP’nin MHP ile ortaklaşarak sağ bir aday göstermesi ve HDP’nin Türkiye siyasi sahnesine aday gösterdiği Selahattin Demirtaş ile güçlü bir şekilde çıkması sonucu, CHP tercihlerini değiştirmeye başladı. HDP’nin yüzde 6-7 arasında değişen oy oranını yüzde 9,7’e çıkardığı seçimlerde, oy oranlarını Alevilerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde, İzmir’de oy oranını yüzde 4,3, Mersin’de yüzde 4,2, Hatay’da yüzde 1,3 oranında artırdı.

Alevi köylerinin desteği HDP’nin oylarını artırdı

Alevi köylerinin destek verdiği Yozgat’ta bir önceki yerel seçimlerde HDP’ye oy çıkmazken, 2014’te 2 bin 118 oy alan HDP, yerel seçimlerde 271 oy aldığı Sivas’ta yine Alevi köylerinin desteği ile 3 bin 516 oy aldı. Karadeniz’in Alevi köylerinden de oy alan HDP, yerel seçimlerde 73 oy aldığı Ordu’da 5 bin 153 oy alırken, yerel seçimlerde oy sayısının 286 olduğu Bolu’da 3 bin 114 oy aldı. Alevi kitlelerinin HDP’ye yaklaşımını gösteren en çarpıcı istatistik ise HDP’nin Maraş’ta 23 bin 908 oy alarak bir önceki yerel seçimlere göre oy oranın yüzde 300 artırması oldu. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonucu, tarihlerde ne zaman güçlü demokratik bir alternatif çıksa oraya yönelen Alevilerin, HDP’nin aldığı oy oranına büyük katkı sunması, Kürt halkı ile Alevi halkı arasına devlet aklıyla bilinçli olarak çekilen setlerin biraz olsa da kırıldığını gösterdi.

Aynı zamanda tarih ve kültürlerinde bulunan özerk yönetim, ırklar arası eşitlik ve demokrasi kültürlerini ile oluşan yaşam felsefeleri ile HDP’nin yaptığı “Yeni Yaşam Çağrısı”nın aynı düzlemde olması, Alevileri HDP alternatifine yönlendirmeye başladı.

Yarın: Alevileri ‘çantada keklik’ gören CHP 6 büyük Alevi katliamına ortak oldu.

 DENİZ NAZLIM / DİHA

Bu Haberde Dikkatinizi Çekebilir!

alevi-bektasi-federasyonu-genel-merkezine-saldiri

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Merkezine Saldırı

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Merkez Binamıza dün gece kimliği belirsiz kişi veya kişilerce girilmiş, ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir