Anasayfa » Haberler » Türkiyeden Haberler » Ali BALKIZ,AKP politikalarında Alevilik
ali balkız

Ali BALKIZ,AKP politikalarında Alevilik

Türkiye’nin güney sınırı ve altı asit gölüne dönmüşken ve bunda AKP’nin rolü gizlenemez hale gelmişken, sınırın kuzeyindeki illerimiz, ilçelerimiz, hendeklerle bölünmüşken her gün Kürt-Türk, asker-sivil, yaşlı-genç, çoluk çocuk onlarca insanımız öldürülüyor iken tüm bunların nedeni, “illa da başkan olacağım” saplantısının sonucudur.

Tüm dünya ve Türkiye bu konuya dair konuşuyor, yazıyor iken ve bu konuşma yazma engellenemiyorken; AKP, yeni bir kartla oyuna girdi. O kartın adı: ‘Alevi Açılımı’. Herkes birbirine soruyor: Böyle bir ortamda ve zamanda, sırası mıydı? Bir futbol deyimi ile açıklamak istersek olup biteni, bu bir “oyundan düşürme, düşme” durumudur.

Oyuna gelenler
Kimi Alevi örgütleri bu oyuna geldiler, gelmekteler. Can alıcı, asıl gündemden koptular, koparıldılar. Adalet Bakanlığı, Müsteşar Yardımcısı’nın kapısında sıraya girdiler. Alevilerin sorunları, bu ülkenin Kürt sorunu kadar önemli sorunlarından biridir. Bundan hiç kuşku yok ve bu sorun aslında özünde, temelinde laiklik sorunudur.

AKP’nin laiklik sicili
Laiklik deyince ve bu konuda 13 yıllık iktidarları boyunca ne yaptıklarına bakıldığında; AKP’nin sicili oldukça bozuktur.
Aleviler bu alanda yapılagelenleri en ince ayrıntılarıyla bilirler. Çünkü AKP, birçok
alanda olduğu gibi bu alanda da oldukça fütursuzdur. Ne anayasa dinliyor, ne Yargıtay kararı, ne AİHM kararı. Hatta gün gün, Cumhuriyetten daha ne koparabiliriz hesabı ve kendi deyimleriyle “gayreti” içindeler.

Alevilerle bu yeni görüşme günleri, cuma namazı öğle tatili genelgesinin uygulanmaya başladığı günlere denk geldi. Bir devletin kuruluşunu Anayasasını, yasalarını, işleyişini, kurum ve kurallarını dini duyarlılık ve gereklerle düzenlerseniz, buna göre uygulamalar yaparsınız, bunun adı şeriat olur. Cuma genelgesi böylesi girişimlerden biridir.

‘Cuma’ genelgesi
Davutoğlu, cuma günleri genelgesi için “İbadet hürriyetinin icabı” dedi. Ne yazık, CHP üst yönetimi de aynı gerekçeyle bunu onayladı. Altıok’undan biri “laiklik” olan CHP şunu hesaplamalıydı: Bunun sonu gelmez. Nitekim Memur-Sen başkanı önerisini sundu: “Cuma günleri tümden tatil olsun”.
Kaldı ki Cuma Namazı için bir “hak” ve “özgürlük” ise bu durum; diğer vakit namazları için de neden olmasın. Devlet dairelerinden başlayan bu uygulamanın, okullara, üniversitelere, karakollara, kışlalara kadar yaygınlaşmayacağının garantisi var mı?
Bu görüşmecilerden ADF, AVF ve ABF, 7 maddeden oluşan bir talep listesini kamuoyu ile paylaştılar. Bu yedi talepten ilki şöyle: “Doğrudan Başbakanlığa bağlı Alevi Kurumları Daire Başkanlığı ihdas edilmelidir.” Üçüncüsü ise; “Kurulacak olan daire başkanlığına genel bütçeden pay ayrılmalıdır.”
AKP’ce kurulan çakma örgütler, Abant dedeleri, yol-erkântarih- miras bilmez kesimler, kimseler bir yana; yıllardır, eşit yurttaşlık hakkı için mücadele eden Alevilerin şu üç örgütünün özellikle ABF’nin düştüğü durum, geldiği nokta kabul edilebilir değildir.

Yeni bir diyanet
Aleviler yıllarca Diyanet İşleri Başkanlığı lağvedilsin, derken; bu üç örgüt, yeni bir Diyanet, Alevi Diyaneti istediklerinin farkında değiller mi? Bu kuruma para isterken; “ne imama maaş ne dedeye maaş” diye yıllarca yazıp söylediklerini ne çabuk unutmuşlar!
Tabii AKP, bu oyunu, böylece saptıracak, topu dar alana sıkıştırıp, asıl geniş sahayı görmemizi engellemeye çalışacaktır.
Bu yeni süreçte, daha önceki çalışmalardan farklı olarak AKP; Alevi ocakları üzerinden yeni bir oyun peşinde. Ocaklar Alevilerin kutsalıdır. Ama o, ocakları oyuna dahil ederek Aleviler arasında yeni bir tartışma yaratmak istemektedir: “Ocaktan Aleviler-Derneklerden Aleviler”. Geniş Alevi kitleleri, bu duruma el koymalıdırlar. AKP’nin bu oyununu bozmanın başka bir yolu yoktur.
Aleviler, ‘Eşit Yurttaşlık’ taleplerini elbette devletten talep edeceklerdir, er ya da geç, bunu elde edeceklerdir. Bu uzun erimli, çok yönlü, zahmetli bir yoldur. O yolun tek adı vardır: Laiklik. “Laiklik” deyince, bu sadece Alevilerin mi sorunudur? CHP, diğer partiler, kurumlar, çevreler ve kişiler de sorumluluklarını üstlenmelidirler.

ALİ BALKIZ
Yazar / ABF önceki Gn. Bşk.

Bu Haberde Dikkatinizi Çekebilir!

14333627_550618168474134_6258979409038044484_n

Öğretmenime Dokunma!

14 bin öğretmenin herhangi bir kanıt, mahkeme ya da soruşturma süreci olmaksızın görevden alınması hukuksuzdur! ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir