Anasayfa » Haberler » Türkiyeden Haberler » Ali BALKIZ:”CHP Alevi Partisi Oluyormuş!”
ali balkız

Ali BALKIZ:”CHP Alevi Partisi Oluyormuş!”

Bu yazıyı, Cumhuriyet gazetesi köşe yazarı Işık Kansu’nun CHP adayları üzerine yazdığı, tahminleri ve değerlendirmelerini içeren, 21 Mart 2015 ile 11 Mayıs 2015 tarihleri arasındaki yazılarını konu edinerek, yaklaşık bir ay önce kaleme aldım. (30.05.2015 tarihli alıntı hariç). Yayınlamayı ise seçim sonrasına bıraktım. Zira konu önemliydi. Işık Kansu, CHP’de kim Alevi, kaç kişiler ne yapıyorlar onu arıyordu. Seçim öncesi yayınlamam CHP karşıtlarının işine gelebilir, zaten bahane arayan “mezhebi” söylemlilerin kullanabileceği bir koz olabilirdi.

Işık Kansu, Ankara’da CHP önseçim sonuçları belli olunca, 04.04.2015 tarihinde; yeni dünya düzeninin, yeni bir ortaçağ, yeni bir feodalizm yarattığını, Batı’nın Ortadoğu’da mezheplerarası savaş çıkarttığını, AKP sayesinde Türkiye’nin de laik ulus devlet yapısından giderek uzaklaşarak, bu girdaptan payını almakta olduğunu yazdı.

AKP’NİN YOBAZLIĞI KARŞISINDA…

Kansu, bu ön değerlendirmelerini konuyla hiç ilgisi olmamasını karşın CHP’ye ve CHP’deki Alevilere getirdi. Şöyle dedi; “Türk Partisi vardı. Artık birde Kürt partisi var, Sünni partisi deseniz iktidarda…

AKP’nin yobazlığı karşısında ezilen Aleviler de bir savunma güdüsüyle, kendilerini geçmişten bu yana en üst düzeyde temsil edebildikleri CHP’ye, üyelikten adaylığa, oradan yöneticiliğe değin tüm kademelerde örgütlü bir biçimde egemen oluyorlar. Son yapılan önseçimler bunun bir göstergesi oldu. Örneğin, Ankara’da iki ayrı bölgede yapılan önseçimde milletvekili seçilebilecek sıraların hemen hemen hepsini Alevi kökenli adaylar kazandı…

Yani, kitle partisi olan CHP’de de Alevi partisine dönüşme eğilimi baş gösteriyor”.

CHP, kendi tarihinde ilk kez, yargıç veya örgüt denetiminde adaylarının çok önemli bir bölümünü, tüm Türkiye’ye demokrasi örneği olabilecek bir  önseçimle belirledi. Ankara’da iki bölgede yüz kırk’ın üstünde aday adayı; yetmiş beş bin parti üyesinden yargıç denetiminde oy istedi. Listeler böyle oluştu.

Kansu’ya göre iki liste de hemen hemen Alevilerden oluşmuş. Böylece; Türk partisi, Kürt partisi, Sünni partisi derken; CHP’de Alevi partisi oluverecekmiş.

Kansu, çetele mi tutuyor?

Böyle bir çetele tutmak; bir anlamda kendi çapında bir fişleme yapmak, bir CHP’liye, CHP dostuna, demokrat, laik bir insana, bir Cumhuriyet yazarına yakışır mı?  Bu tavır, o çok eleştirdiği bölücülük yapma, ötekileştirme  anlamına  gelmez mi?

Aleviler; hayatın her alanında fişlenir ve ötekileştirilirken, bu yetmezmiş gibi bir de CHP’de de mi aynı şeyi yaşayacaklar. CHP üye formunda “mezhep” hanesi mi var?

BİR ARAYA GELİNEBİLİR

Her bilinçli yurttaş gibi, Aleviler de siyasal tercihlerini ideolojik nedenlerle yaparlar. Onları, AKP yobazlığından kaçarken içgüdüsel olarak bir savunma güdüsüyle CHP’ye gelmiş sığınmacılar gibi görmek, göstermek ne büyük hakarettir. Hele de; “hadi geldiniz, haddinizi bilin, bu CHP’ye yönetici olmak da ne demek oluyor” anlamında yazılar yazmak ise; CHP’nin tarihsel cumhuriyetçi karakterine; eşitlikçi, özgürlükçü bir kitle partisi olma özelliğine, kurumsallaştırmak istediği  demokratik işleyişe hakarettir.

Bir kitle partisinde; hele demokratik, laik özelliği kurucu unsur olan bir partide ana siyasal akım çevresinde, farklı politik yaklaşımlar, anlayışlar olabilir; bu yaklaşım ve anlayışlar temelinde görüş ve eylem birliğinde bulunulabilir, bir araya gelinebilir. Ama; din-mezhep, etnik köken vb. benzerliklerle bir araya gelmeler olmaz, olamaz.

Kansu; CHP örgütlerinden “iyi koku alan kaynaklarına” dayanarak, Ankara önseçimlerinde şanslı olan aday adaylarının isimlerini sıralarken (21.03.2015) kendince, kendi ölçülerine göre, daha çok ulusalcı isimler yazdı. Ancak önseçim sonuçları öyle olmadı. Bu değerli siyasetçiler sıralamaya bile giremedi. Kansu buna üzülmüş olabilir. O iyi koku alan kaynaklarının  yanılmış olduğuna da üzülmüş olabilir, ancak bu durumu; örgütlenmiş Alevilerin, CHP’yi ele geçirme girişimleriyle izah edemez. Böyle bir düşünce ve görüş,  olsa olsa Alevilere karşı duyulan alerjidir, ki korkarım her ilk baharda yeniden nükseden cinsinden bir alerji!

BU SÖZÜ MANŞET YAPMIŞTI

Işık Kansu’ya -bu denli meraklı olduğuna göre- merakını giderecek  iki önerim var: Birincisi; CHP üyelerinin yüzde kaçı Alevi- Sünni – Laik – Demokrat, Solcu, Sosyalist, Ateist, Türk, Kürt vb. İkincisi; Bu seçimlerde Genel Merkez’in kontenjandan atadığı adayların kaç tanesi Alevi değil?…

Ve bir hatırlatma:

2011 seçimleri öncesi Manisa’daki önseçimde, CHP’nin o dönemdeki yöneticilerinden Şahin Mengü sıralamada arzu ettiği yeri bulamayınca, sandık sonuçları belli olur olmaz; “Parti”yi Aleviler ele geçiriyor”. demiş, Yeni Şafak Gazetesi de bu sözü manşet yapmıştı.

Kendi başarısızlığını örtmek için yapılmış böylesine kasıtlı bir çarpıtmanın;

Yeni Şafak’a manşet olma ve Erdoğan’ın yıllarca kullandığı bir argüman oluşturma dışında kime ne yararı oldu? Alevileri “öteki” konumda tanımlayan, CHP’de  politika kurucuları değil, ancak politikanın dışsal konusu olabilecek özneler şeklinde gören anlayışlar; bu ayrımın derinleşmesi, bir toplumun algı, duygudaşlık ve bilinç yarılması yaşaması dışında, neye yaradı?

CHP’nin Merkez Türkiye Projesi ile ilgili olarak; “koltuklarınızı dik konuma getirin, kemerlerinizi bağlayın. Kalkışa geçtik” (30.05.2015) diye  dalga geçen  CHP dostu! Işık Kansu gibi düşünenlere, yine Cumhuriyet’ten Hikmet Çetinkaya yanıt verdi. (11.04.2015) “İstiyorlar ki salt Sünniler siyaset yapsın, erkekler grubu kurulsun, sendikacılar CHP’den dışlansın, Aleviler ve Kürtler ortalıkta görülmesin”.

Işık Kansu bu yazılarını Cumhuriyet’te yazdı. Yazarların özgürlüğü, o gazetenin yayın ilkeleri ile bağdaşır olmak koşulu ile serbest olmakla birlikte; elli yıldır hiç aksatmadan okuru, zaman zaman yazarı olduğum Cumhuriyet, Aleviler’e  ve elbette kendisine yapılan bu hakaretin zemini olmamalıydı.

Kaldı ki; “7 Mayıs, Cumhuriyet’in kuruluş yıldönümüydü. Cumhuriyet, Cumhuriyet olalı Cumhuriyetçidir. Cumhuriyetçilerin çıkardığı Cumhuriyet’te Cumhuriyet karalanamaz” (11.05.2015) diye yazan Işık Kansu’nun;  Charlie Hebdo ve MİT tırları nedeniyle Cumhuriyet’e yönelik yoğun saldırılar karşısında, Cumhuriyet Ailesi tek beden, tek söz  haline gelmişken, kendisini özenle  ve inatla dışarıda tutmuş olması,  günün çok kullanılan nitelemesiyle “manidar” değil midir?

*Yazar ,Alevi Bektaşi Federasyonu Önceki Başkanı

Ali Balkız

Odatv.com

Bu Haberde Dikkatinizi Çekebilir!

14333627_550618168474134_6258979409038044484_n

Öğretmenime Dokunma!

14 bin öğretmenin herhangi bir kanıt, mahkeme ya da soruşturma süreci olmaksızın görevden alınması hukuksuzdur! ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir