Anasayfa » Haberler » Türkiyeden Haberler » Ankara Katliamı’nın birinci ayında anma:Katilleri tanıyoruz! Unutturmayacağız!
Katilleri tanıyoruz, bu davanın peşindeyiz!

Ankara Katliamı’nın birinci ayında anma:Katilleri tanıyoruz! Unutturmayacağız!

Ankara Katliamı’nın birinci ayı dolayısıyla emek ve meslek örgütleri ile siyasi partiler ve kitle örgütleri tarafından patlamanın meydana geldiği Ankara Garı önünde açıklama yapıldı. Açıklamada “Katilleri tanıyoruz! Unutturmayacağız” pankartı açılırken, “Gerçekler açığa çıkarılıp katiller hesap verinceye kadar bu davanın peşini bırakmayacağız” denildi.

10 Ekim Barış Mitingi, Ankara Garı önünde patlatılan iki bomba ile kana bulanmıştı. Resmi rakamlara göre 102 insanın hayatını kaybettiği katliamda 400’e yakın insan da yaralanmıştı. Katliamın birinci ayı dolayısıyla Ankara Gar’ı önünde bir araya gelen emek, meslek örgütleri, kitle örgütleri ve siyasi partiler, saldırıda yaşamını yitirenleri andı. DİSK, KESK, TMMOB ve TTB başkanları, patlamanın yaşandığı yere karanfil bıraktı. Saat 10.04’te başlayan anmada, yaşamını yitirenlerin fotoğrafının olduğu ve üzerinde  “Katilleri tanıyoruz! Unutturmayacağız” yazılı pankart taşındı.

‘BARIŞ İRADEMİZE BOMBA KOYDULAR’

Burada KESK, DİSK, TMMOB ve TTB adına açıklama yapan Lami Özgen, Ankara Katliamı’nın Türkiye tarihinin en büyük katliamı olduğunu ifade etti. Geçen bir ayın her saniyesini, yasla, isyanla, yaşamını yitiren yoldaşlarını anarak geçirdiklerini söyleyen Özgen, dayanışmanın bir nebze olsun acılarını hafiflettiğini, umutlarını büyüttüğünü kaydetti.

10 Ekim Emek, Barış ve Demokrasi mitingiyle Türkiye’nin içine sürüklendiği çatışmalı ortama “dur” demek istediklerini belirten Özgen, “Kendi hayallerini gerçekleştirmek için savaştan, kutuplaşmadan, gerginlikten, halklar arası düşmanlık tohumları ekmekten her kim, hangi güç odakları beslenmek istiyorsa, 10 Ekim 2015 Cumartesi günü, saat 10.04’te barış irademize bomba koyanlar onlardır” dedi.  Terör saldırısında yaralanan ve tedavileri devlet tarafından karşılanması gereken insanlardan da tetkik tedavi ücretleri istendiğini hatırlatan Özgen, ilgili makamlara yazdıkları yazıların görmezden gelindiğini de dile getirdi.

‘AKP POLİTİKALARINDAN AYRI DEĞERLENDİRİLEMEZ’

Özgen, AKP iktidarının izlediği tekçi, mezhepçi siyasetin Ortadoğu’da da sorunların derinleşmesine, halklar arasında çatışmalı ortamların yaşanmasına neden olduğunun altını çizerek sözlerini şu şekilde sürdürdü: “IŞİD, El Nusra, El Kaide, Şam Cephesi ve daha birçok çeteci güçlere destek ve yardım nedeniyle ülkeler kan gölüne çevrildi. Bizlerin ve diğer tüm muhalif kesimlerin bu politikaların eninde sonunda ülkemize yansıyacağı ve AKP hükümetinin çeteci güçlerle girdiği kirli ilişkilerin suç olduğu yönündeki uyarılarımız ciddiye alınmadığı gibi adım adım AKP ve yandaş medya eliyle çeteci güçlerin hedefi haline getirildik. Dolaysıyla 10 Ekim bu politikalardan ve sivil darbe ortamından ayrı değerlendirilemez.”

‘ÜZERİNİN ÖRTÜLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ’

10 Ekim Katliamı’nın emek, demokrasi ve barış mücadelesinde bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Özgen, katliamın gerçek faillerinin açığa çıkarılıp cezalandırılmaması durumunda yeni saldırıların kaçınılmaz olacağına dikkat çekti. Halkı “Beyaz Toros”larla korkutmak isteyenlerin, faili meçhulleri açığa çıkarmak yerine davaları kapatanların, polise sınırsız yetki verenlerin, günlerce sokağa çıkma yasakları ilan edenlerin, çocuk, kadın onlarca sivili öldürenlerin katliamın açığa çıkartılmasına engel olacağını söyleyen Özgen, asıl faillerin barış sesinin gür çıkmasından rahatsız olanların, hak arama mücadelesinden korkanların, sokakları emekçilere kapatmak isteyenlerin olduğuna vurgu yaptı. Reyhanlı, Diyarbakır, Suruç saldırılarının aydınlatılmaması, dosyalara gizlilik kararı koyarak karartılmasının 10 Ekim Katliamına davetiye çıkarttığını da dile getirerek şöyle devam etti: “Biz gerçekler açığa çıkarılıp katiller hesap verinceye kadar bu davanın peşini bırakmayacağız. Bu davanın yüzyılın davası olması için ne gerekiyorsa, nasıl bir mücadele yürütmek gerekiyorsa bundan kaçmayacağız.” Son olarak, 10 Ekim Katliamı sonrasında Ankara Gar Meydanı ve çevresinin sıradan bir meydan ve kavşak olarak kullanmaması gerektiğini söyleyen Özgen, meydanın “anıt mekan” haline getirilerek yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.  (Ankara/EVRENSEL) 

 

Bu Haberde Dikkatinizi Çekebilir!

alevi-bektasi-federasyonu-genel-merkezine-saldiri

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Merkezine Saldırı

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Merkez Binamıza dün gece kimliği belirsiz kişi veya kişilerce girilmiş, ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir