Anasayfa » Haberler » Türkiyeden Haberler » Antalya’da Aleviler Pazar Kahvaltısında Buluştu
Antalya'da Aleviler Pazar Kahvaltısında Buluştu

Antalya’da Aleviler Pazar Kahvaltısında Buluştu

Antalya’da Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şubesi tarafından Konuksever Mahallesi’ndeki cemevinde pazar kahvaltısı verildi.

Vakfın Antalya Şube Başkanı Tufan Eroğlu, birlik ve dayanışmayı pekiştirmek amacıyla gerçekleştirdikleri pazar kahvaltısının Ramazan ayına denk geldiğini söyledi. “Bizim için bütün günler kutsal” diyen Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz geleneksel olarak her yıl dayanışma yemekleri yapıyorduk. Son iki yıldır bunu da yapamadık. Canlarla, dostlarla birlikte olabilmek için, yaz başında Elmalı’daki Abdal Musa şenlikleri öncesi bir kahvaltı vermeye karar verdik. Çünkü yaz tatiliyle birlikte birçok insan yaylalara ve tatile gidecek. Sonbahara kadar da insanları toplama şansımız yok. Bu nedenle yaz başında böyle bir kahvaltıyı verelim istedik. Kahvaltımıza Alevi olmayanlardan da katılımlar oldu. Cemevimiz herkese açık.” Önümüzdeki hafta düzenlenecek Uluslararası Abdal Musa Şenlikleri için de hazırlıklar yaptıklarını anlatan Tufan Eroğlu, ardından Sivas katliamının yıldönümü nedeniyle 2 Temmuz’daki etkinlikler için çalıştıklarını söyledi.

ÖNEMLİ OLAN BİRBİRİMİZİ İNCİTMEMEK

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Zeynel Can da Ramazan ayında kahvaltı verilmesinin bir mahsuru olmadığını söyledi. Ramazan ayındaki kahvaltının herkesin inancını özgürce yaşayabilmesinin bir yansıması olarak görülmesi gerektiğini belirten Zeynel Can, toplumun barışa, kardeşliğe ihtiyacı olduğunu vurguladı. Bu tür etkinliklerin Ramazanı ölçü alarak ‘Hiçbir şey yenmez içilmez’ tavrının doğru olmadığını belirten Zeynel Can, “Her inancın dışında farklı inançlar da var. Oruç tutanlar da var, tutmayanlar da. Önemli olan birbirimizi incitmemek. Saygı duymak, dikkat etmek. Orucun tutulduğu bir mekanda da hiçbir Alevi, onları rahatsız edecek bir davranış içinde olmaz” dedi.

BERKİN ELVAN RESMİ

Gezi Parkı olayları sırasında hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın ekmekle birlikte tasvir edilen karakalem resminin de asılı olduğu cemevinde, Berkin Elvan için “Berkin artık insan sevgisinden, barıştan yana olan, herkesin sahiplenmesi gereken bir çocuk. Bu nedenle Berkin artık bütün dünyanın bir simgesidir bizim nazarımızda” değerlendirmesinde bulunuldu. Alevi dedesi ve Gebizli Mahallesi Muhtarı Kenan Akbaba da İslam dininin sevgi ve hoşgörü dini olduğunu söyledi. Akbaba, birlik ve dayanışmayı pekiştirmek amacıyla verilen kahvaltıya Sünnilerin de katıldığını söyledi

Bu Haberde Dikkatinizi Çekebilir!

alevi-bektasi-federasyonu-genel-merkezine-saldiri

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Merkezine Saldırı

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Merkez Binamıza dün gece kimliği belirsiz kişi veya kişilerce girilmiş, ...

Yorumlar

  1. Alevilik; insanı merkezine koyan (insanı merkez alan) Anadolu’ya özgü eşi benzeri olmayan bir felsefe, bir inanç, bir yaşam biçimi, bir kültür, bir öğreti ve hatta bunların tümünü de aşan bir toplumsal olgudur.Alevilik Anadolu’daki resmi dinsel anlayışın dışında oluşmuş ve olmuştur. Bu nedenledir ki tarihte Anadolu’da kurulan gerek Selçuklu devleti zamanında gerekse Osmanlı İmparatorluğunun hakimiyeti altında sürekli olarak Aleviler baskı ve zulüm görmüşler, aşağılanmışlar, horlanmışlar, yadsınıp yok edilmeye kalkışılmışlardır.
    Alevilik Osmanlı’nın resmi dinsel anlayışı olan Şeriatı/İslamiyet’i yadsıyan bir inanç/öğreti olduğundan Aleviler birçok katliama maruz kalmış, tarihsel süreçte kendi varlığını korumak için bedeller ödemiştir. Avrupa’da ortaçağda yaşanan engizisyonun bir benzeri Anadolu’da Aleviler üzerinde uygulanmıştır. Aleviler tarihte salt inançlarından/ kültürlerinden/öğretilerinden dolayı birçok katliam yaşamış olmalarına rağmen Alevi öğretisinin temelini insan sevgisi yani hümanizm oluştur.İnsan yaratan ve yaşatandır. Hümanizm, insan sevgisi temelinde tüm “kerametlerin/ mucizelerin” insanda olduğuna inanır. Bunu “her ne arar isen insanda ara” özdeyişiyle dile getirir.
    Kendi dışındaki inançsal, dinsel, kültürel farklılıkları bir gerçeklik olarak gören ve saygı ile yaklaşan Aleviler tüm toplumsal kararların o toplumda varolan bireylerin ortak iradesi ele alınması gereğini savunur.
    Alevilik dogmatik ve bağnaz değildir. Aleviler kuralcı ve biçimciliği reddederler, öze, önem verirler. Diğer dinlerde, inançlarda olan, insan yaşamının her alanına müdahale eden kendileri dışında “doğruyu” görmeyen katı donuk yaklaşımları Alevilikte bulamazsınız. Dogmatizme karşı, bilimden yana, insan aklının ve iradesinin özgürlüğüne inanırlar. Alevilik eleştirel bir yaklaşımı savunur. Alevi öğretisinde “mutlak”lık, “değişmez”lik söz konusu değildir. Kılık-kıyafetten, ibabet etme biçimine, dünyaya, yaşama bakışta bu farklılıkları açık seçik görmek mümkündür.
    Alevilik rasyoneldir. Alevilikte akıl ve mantığa aykırı düşüncelere / inançlara / uygulamalara yer yoktur.Alevilik gerçekliği temel aldığından dolayı, realisttir, ilericidir.
    Alevlik donmuş, kalıplaşmış bir öğreti/inanç değildir. Tüm tarihi boyunca sürekli bir gelişim, değişim ve ilerleme içerisinde olmuştur. Alevilikte bir söz vardır: “Zaman sana uymuyorsa sen zamana uy!” Aleviler tüm çağdaş yeniliklere öğretilerini uyarlamayı bilmişlerdir. Alevilik yaşadığı ülkeye, zamana, mekana, yenilik ve değişimlere uyma yeteneğini her zaman gösterebilmiştir.
    Laiklik inananların, farklı inananlar farklı düşünenlerin kendi tercihlerinin ortak güvencesidir. Bunun için laiklikte devlet inançlar karşısında taraf değil, ortak güvencedir. Laiklik inanç dünyasının sivil topluma devridir. Bu çerçevede laiklik demokrasinin temel bir ilkesidir.Bunun içindir ki Aleviler laiklik ilkesini ısrarla benimserler. Laiklik için mücadeleyi her zaman yürütür ve savunurlar.

    Bu habere konu olan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şubesi’nce düzenlenen kahvaltı; sadece Alevilere dönük ve basına kapalı-Alevilere açık bir buluşma olsaydı söylenecek söz yoktu.
    Ama siyasi amaçla, kahvaltı düzenlenmesi, protokol düzeni yapılarak siyasi kişiliklerin çağrılması , üstelik de bu etkinliğin günler bitmiş gibi Ramazan ayına denk getirilmesi 25 yıldır Antalya’da yaşanmayan ve yapılmayan bir davranış şeklidir, ilktir ve çokça tartışmaya sebep olmuştur. Aleviler “etik ve estetik değerlere” özellikle dikkat ederler…Bu öğretinin böylesi temel taşları var iken hoyratça, sorumsuz ve özensiz olamazlar.Siyasi Hırsları akıllarından fersah fersah önde giden yöneticilere bu güne kadar bir dur diyen olmamıştır. Diğer Alevi kurumları sessizdir ve suskundur.Hacı Bektaş Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şubesi kurcularından ve seçilmiş ilk başkanı olarak Hacı Bektaş Anadolu Kültür Vakfı Genel Merkez yönetimini duyarlılığa ve sorumlu olmaya davet ediyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir