Anasayfa » Makaleler » Cuma Genelgesi ve laiklik -II
turan-eser

Cuma Genelgesi ve laiklik -II

İnsan haklarına, laikliğe ve Anayasa’ya aykırı olan bu türden mezhepçi genelgeler, AKP’nin asli hedeflerine hizmet ediyor. Din diktatörlüğünü inşa etmek.

Çoğunluğun inancını devlet içinde homojenleştirerek ve tektipleştirerek dinsel vesayete dayalı tahakküm kurmak. “Dindar ve kindar nesil yaratmak” için buna ihtiyaç duyuluyor. Kamu hizmetlerinde mesai ve tatil düzenlemelerinin Sünnilik üzerinden inşa edilmesi ve topluma dayatılması dinsel vesayet odaklarının beslenmesidir.

“Laik devletler” sivil topluma ait olan din, dindar ve dinsel düzenlemeler üretmez. Faaliyetlerini ve hizmetleri mezhepsel, dinsel ve şeriat hukukuna göre düzenleyemez. AKP hükümetinin 14 yıldır devlet ve cemaatler eliyle kamusal alanı Sünnilik ekseninde dinselleştirmek amacıyla faaliyetlerinin ve politikalarının merkezine koyduğu tüm mezhepçi uygulamalar laiklik ihtiyacının ve mücadelesinin önüne kurulan dinsel barikatlardır.

AKP iktidarınca inşa edilen mezhepçi devletin faşizan yüzüne itiraz etmek ve laiklik mücadelesinden yana tutum almak gerekirken, “din düşmanlığı” korkusuna teslim olup, AKP’nin gerici politikalarına karşı sus pus olmak siyasi fukaralığın daniskasıdır.

CHP ve HDP’nin “Cuma namaz genelgesi”ne dair tutumları laiklikten yana değildir. AKP’nin laiklik karşıtı genelgesine destek vermektir. HDP “Cuma’ya gitmek isteyenler ibadetini yerine getirsinler, buna itirazımız yok, destekleriz” derken, CHP’nin tepkisi “Elbette insanlar ibadetlerini özgürce yapabilir” ve “Hiç kimsenin ibadetinin engellenmesi taraftarı değiliz. Herkes özgürce namazını da kılmalı, cuma namazına da gitmeli. Konumu ne olursa olsun cuma namazına gidilmeli” şeklinde oldu.

Her iki partinin de laiklik mücadelesine mesafeli duruşu ve devlet eliyle dinin kamusal hizmetlere taşınmasına göz yummaları, siyasal alanın dinselleştirilmesine mesafe koyamadıklarından kaynaklanıyor.

AKP kendi mezhebinden ve kendi yandaşlarından gelen tüm dinci talepleri Anayasa’ya ve laiklik ilkesine rağmen meşru sayıp kabul ederken, toplumun diğer kesimlerinin taleplerini elinin tersiyle bir kenara itiyor.

Cuma Genelgesi’nin “eşitlik”, “laiklik” ve “inanç özgürlüğü” doğrultusunda ele alınmadığının en somut kanıtı olarak, AİHM kararlarına rağmen AKP iktidarı tarafından zorunlu din derslerinin kaldırılmamasını, Cemevlerine ibadethane statüsü verilmemesini ve nüfus cüzdanlarındaki “din hanesinin” tümüyle kaldırılmamasını gösterebiliriz.

Ortadoğu’da yaşanan etnik ve mezhep temelli çatışmalar ve bölünmelerin yarattığı tahribatların sonuçları ortadayken, AKP’nin ülkemizdeki mezhepçilik politikalarıyla toplumsal bölünme derinleştirilecektir.

 Suriye ve Irak’ta açığa çıkan etnik ve mezhep temelli savaşlar ve parçalanmışlıklar ülkemizin sınırların içine girmişken, AKP’nin bu mezhepçi politikaları ve uygulamaları Türkiye’de de mezhepçi ve etnik çatışmalara davet çıkaracaktır. Yani Diyanet İşleri Başkanlığı’nın “yaşanan savaşların nedeni laiklik” iddiasının aksine, savaşların nedeni emperyalizm, gericilik ve mezhepçiliktir. Buna karşı tek çare ise laiklik ve demokrasi mücadelesidir.

Sol muhalefete düşen görev AKP iktidarının mezhepçi rejim inşasının ve uygulamalarının “inanç özgürlüğü” değil, demokrasi, laiklik ve toplumsal barış önündeki gericilik ve dinsel faşizmin çan sesleri olduğunu anlatmaktır.

Laiklik hem toplumsal barışın, hem inanç özgürlüğün teminatıdır. Dini ve mütediyen olanı devletin elindeki vesayet dininden kurtaracak ve özgürleştirecektir. Çünkü mezhepçilik böler, ayrıştırır fakat laiklik birleştirir. Laiklik sadece dinsel sömürüyü engellemez, aynı zamanda sınıfsal sömürüleri “kader” ve “fıtrat” ile örten neoliberalizm ve İslamcı sömürü işbirliğine karşı emekçi sınıfların yanındadır. Gericilik ve mezhepçilik karşısında demokrasi ve özgürlüklerin güvencesidir.

Yani bir on dakika oturup şu dünyaya bir bakalım. Siyasal İslamcı dinci gericilik ve mezhepçiliğin yaşadığı bölgelerde sadece geri kalmışlık yok. Savaş, ölüm, kan, gözyaşı ve emek sömürüsü var. İşte laiklik bunun panzehirdir.

*Yarın: Hayırlı Devlet Cumaları, Laiklik Mücadelesi –III

Bu Haberde Dikkatinizi Çekebilir!

ali_kenanoglu

Tunceli Üniversitesinin Alevilik kaygısı

Tunceli Üniversitesi rektörü ve üniversitede Alevilik çalışmaları yürüten heyetle iki defa aynı ortamda bulunduk. Şu ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir