Anasayfa » Makaleler » Devletin TİKA’sı
Ali Kenanoğlu

Devletin TİKA’sı

18-22 Mart tarihleri arasında Makedonya’da bulunan Harabati Dergahımızın Selefi gruplar tarafından işgalini protesto etmek ve Harabati Dergahımızdaki canlarımızın yalnız olmadığını göstermek için Makedonya’daydık.

Makedonya’nın tarihi turistlik yerleri ile birlikte birkaç Bektaşi dergahını ve köyünü ziyaret ettik. Nevruz Cemimizi Harabati Dergahında yaptık. Beş yüz yıllık Harabati Dergahının Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle ve TİKA’nın (Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı) icraatıyla nasıl işgal edildiğini gördük.

Görüştüğümüz Dergah yetkilileri Makedonya’da Ortodokslar ile Sünnilerin bu iki inanç dışındaki tüm inançları eritme konusunda anlaştıklarını ve bu konuda yapılan hukuksuzluklara, asimilasyonlara Makedonya Hükümetinin de göz yumduğunu söylediler.

Bölgedeki Bektaşiler Makedonya’da komünist rejim döneminde el konulan dergahlarımızın daha sonra ise resmi olarak Bektaşilere tahsis edilmediği gibi yaşanan boşluktan kaynaklı buraların TİKA’ya peşkeş çekildiğini ifade ediyorlar.

T.C. devleti ve Hükümeti Alevi-Bektaşi üzerindeki asimilasyon politikalarını sınır ötesine taşımış durumda, sadece Türkiye’deki Alevi-Bektaşi köylerine değil yurt dışındaki Alevi Bektaşi köylerine de cami yapıyorlar, imam atıyorlar. Gittiğimiz Kanatlar köyünde de Trabzon’dan gelen bir cami imamına rastlayabiliyorsunuz.
Kanatlar köyünde yer alan Dikmen Baba Dergahının arazisinin de TİKA tarafından Harabati Baba Dergahında olduğu gibi ele geçirildiği ifade edildi.

Devletimiz Alevi Bektaşi toplumundan aldıkları vergilerle besledikleri Diyanet ve TİKA gibi kurumları yine bu toplumun değerlerini yok etmek, kutsal mekanlarını işgal etmek, Alevi-Bektaşi toplumunu asimile etmek için kullanmaktadır.

Avrupa’nın ortasında Makedonya’da Alevi-Bektaşi toplumuna yönelik tıpkı Türkiye topraklarında uygulanan asimilasyon politikası bizzat Türkiye Hükümetince yapılmaktadır.

Bizim Harabati Dergahı ziyaretimiz yaklaşık üç yüz kişiyle gerçekleşti. Biz dergahımız avlusunda bulunurken işgal ettikleri bir alanda vakit namazı kılan işgalcilerin eli silahlı bekçisi sırf bize nispet yapmak için namazını birkaç kişiden oluşan cemaatle kılmak yerine dışarıda bizim göreceğimiz bir yerde kılmayı tercih etti.
Hani biz benzer bir şey yapsak adımız provokatör salyangoz satıcısına çıkardı. Ancak onların her türlü provokasyonuna, yaptıkları ibadeti bile bir nispet aracı olarak kullanmaya hakları var. Bu denli fütursuz ve aymazlık içinde davranmaya devam ediyorlar. Nitekim bizim dergahta yaptığımız cemin gecesinde dergahın saldırıya uğradığını ve bazı yerlere zarar verildiğini de öğrendik.

Amaç belli, bizim oraya kalabalık gitmemiz, “Makedonya’daki Bektaşiler yalnız değildir” mesajı vermemizden rahatsız olmuş işgalciler. Bu nedenle de en iyi bildikleri yönteme başvurup tüm tahriklerine rağmen elde edemedikleri sonucu biz oradan ayrıldıktan sonra gece yarısı yapmışlar.

Bir Muaviye zihniyeti ile hareket eden bu zavallılar Alevi-Bektaşi toplumuna gittiği hiçbir yerde rahat vermemeyi hedeflemektedir. Ancak şunu da bilmeliler ki Alevi Bektaşi toplumu da değerlerine sahip çıkmaya devam edecektir. Makedonya’da yaşanan asimilasyon politikaları uluslararası bir boyut kazanacak. Çalışmalarımızı bu yönde sürdüreceğiz. Zalimlere boyun eğmeden inancımızı, değerlerimizi koruyacağız. İşgalcilere fırsat vermeyeceğiz.

Bu Haberde Dikkatinizi Çekebilir!

Ölümcül İstikrar

Ölümcül istikrar

Ölümcül istikrar Acılı, endişeli günlerin içinde ölüm haberleri var sadece. Ölümlerin devam eden “istikrarı”! Terör ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir