Anasayfa » Haberler » Türkiyeden Haberler » Diyanet üzerinden HDP’ye saldırı: ‘Din tüccarlığı, iman ticareti ile oy toplamak’ yetmedi
Diyanet üzerinden HDP’ye saldırı ‘Din tüccarlığı, iman ticareti ile oy toplamak’ yetmedi

Diyanet üzerinden HDP’ye saldırı: ‘Din tüccarlığı, iman ticareti ile oy toplamak’ yetmedi

Erdoğan, AKP sözcüleri ve iktidar yanlısı medya HDP’nin bildirgesinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kaldırılması beyanını dini kışkırtmalarla HDP’ye ve Selahattin Demirtaş’a saldırının aracı haline getirdi. Demirtaş, Diyanet İşleri Başkanı’nın HDP’yi cahillikle suçlaması ve 1 Milyon TL’lik aracı iade edeceklerini açıklaması üzerine Mehmet Görmez’i istifaya çağırdı

HDP’nin barajı zorlaması ile Erdoğan meydan meydan gezerek ırkçı, milliyetçi söylemler ve eline aldığı Kuran’la din temelli kışkırtmalar yaparak HDP’yi hedef göstermeye devam ederken HDP seçim bildirgesinde yer alan “Diyanet’in kaldırılması”na ilişkin beyan iktidar sözcüleri ve iktidar yandaşı medya tarafından HDP’ye saldırının ana malzemesi haline getirildi.

AKP döneminde Başbakanlığa bağlanan, iktidarın fetva kurumu, toplumun dinselleştirilmesinin temel mekanizması olarak çalıştırılan ve 1 milyon TL’lik makam aracı kullanımı da dahil devlet bütçesinden aldığı pay ve lüks harcamaları ile de gündeme gelen Diyanet de tartışmaya katıldı. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Demirtaş’ın açıklamaları üzerine “Daha hutbe ile namazın, namaz ile duanın farkını bilmeyen insanlar, hem de bu medeniyetin ve bu toprakların çocukları bütün tartışmalarını din ve diyanet üzerinden yürütebiliyorlar” ifadelerini kullandı.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ise Mehmet Görmez’in “Keşke ilkokul seviyesinde bir din bilgisine sahip olsalar, yanmayacağım” sözlerine “Önce yanınızdaki hırsızlara, soygunculara bakın. Bize iman dersi vereceğinize onlara din dersi verin” diyerek cevap verdi.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’in Habertürk’te katıldığı bir programda makam aracı ile ilgili olarak “İbret-i alem olsun diye o aracı iade edeceğiz” demesi üzerine Demirtaş’ın cevabı gecikmedi:

Onlar din tüccarlığıyla, iman ticaretiyle oy toplamaya çalışıyorlar. Ama bunu yine başaramıyorlar. Artık din tüccarlığının da para etmediğini gördüler. Yalanlar ve iftiralar artık çuvala sığmıyor. Haklı olduğumuz ortaya çıktı mı? Diyanet İşleri Başkanı bir trilyonluk Mercedes’i mecburen geri verdi mi? Demek ki haklıymışız.

 ‘Halkı teslim almak Diyanet’in görevi’

Selahattin Demirtaş seçim beyannamesinin açıklanmasından sonra Erdoğan başta olmak üzere AKP sözcülerinin dini söylemleri kullanarak saldırılarını sürdürmeleri üzerine beyanlarının arkasında durmuş ve Diyanet’in MGK gibi çalıştığını belirtmişti. Demirtaş Paris mitinginde yaptığı konuşmada “Halkı teslim almak Diyanet’in görevi. Böyle bir kurumu kaldıracağız. İnanç kurumu oluşturacağız. Her inanç sahibi özgürce inancını yerine getirsin diye bunu yapacağız. Herkes inancında özgür olsun. Bunu sağlayacak kurum diyanet değil. Diyanet devletin dinini anlatıyor. Erdoğan’ın dinini anlatıyor” ifadelerini kullanmış ve yolsuzluk operasyonlarını hatırlatarak Diyanet İşleri Başkanlığı hırsızlıkla ilgili tek bir hutbe tek bir fetva yayınlamadığını vurgulamıştı.

‘Cumhurbaşkanı’ndan korktuğun kadar Allah’tan korkmuyorsun’

Demirtaş, iktidarın dini kullandığını ifade ederek  Erdoğan’ın söylemlerinde HDP’nin dine karşı olduğunu söylediğini ifade etmişti. Demirtaş “Kuran-ı Kerim’de ‘Hırsızlık yapanın elini kesin’ diyor. Ben merak ediyorum. Bu güne kadar bütün dünyanın malını, mülkünü çalanlar, soyanlar, fikrimizi çalanlar soyanlar, suyumuzu doğamızı çalanların hangisinin kolunu kesti bu devlet. Kuran-ı Kerim sadece fakirler hırsızlık yapınca kolunu kesin dememiş ki” diye konuşmuştu. Diyanet İşleri Başkanlığı’na eleştirilerini yoğunlaştıran Demirtaş, “Diyanet her Cuma hutbe gönderiyor. Bazıları hırsızlıkla ilgilidir. Sen bir kere Saray’a hutbeyi gönderdin mi? Saraya hırsızlık hutbesi gönderebilir misin? Sen Başbakandan Cumhurbaşkanından korktuğun kadar Allah’tan korkmuyorsun. Allah mı büyük Cumhurbaşkanı mı? O kadar hırsızlık yapıldı. Diyanet’in bir açıklaması yoktur. Din adamı devlet memuru olmamalı. Devletin hiyerarşisine tabi olamamalıdır” demişti.

‘Başbakana bağlısın istifa et’

Demirtaş 26 Nisan’da Van’da katıldığı bir dayanışma yemeğinde de iktidar politikalarını savunan ve meşrulaştıran bir kuruma dönüşen Diyanet İşleri Başkanlığını eleştirerek Diyanet İşleri Başkanını “Sen Başbakana bağlısın. Din adamı misyonun ve rolün yoktur. Senin yerinde olsam bir dakika durmam istifa ederim. Yeter bugüne kadar ortak olduğunuz” sözleri ile istifaya çağırmıştı.

‘Yanınızdaki hırsızlara bakın’

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Diyanet’i kaldırma vaadiyle ilgili Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in, “Keşke ilkokul seviyesinde bir din bilgisine sahip olsalar, yanmayacağım” sözlerine “Önce yanınızdaki hırsızlara, soygunculara bakın. Bize iman dersi vereceğinize onlara din dersi verin” diyerek cevap verdi. Provokasyonlara gelmeyeceklerini söyleyen Demirtaş, öncelikle IŞİD’le kolkola olanların hesap vermesi gerektiğini söyledi. Demirtaş sözlerine şöyle devam etti:

Özellikle din tacirliği, din tüccarlığı yapanların tezgahına asla düşmeyin. Her yerde din karşıtı diye yuhalatıyor. Kimsenin imanını, inancını sorgulama hakkı yok. Benim ve sizin imanımızı ancak yaradan Allah sorgular. Mahşer günü bizzat sorulacak sorular arasında Diyanet İşleri Başkanlığı yoktur. Bize imanımızı soracaklar sadece. Şimdi bize din dersi vermeye kalkanlar; önce yanınızdaki hırsızlara, soygunculara bakın. Bize iman dersi vereceğiniz onlara din dersi verin. IŞİD barbarlığı karşısında El-Kaide ve benzeri faşizan, tecavüzcü, barbar örgütler karşısında sesi çıkmayanlar; onların İslam’a verdiği zarara ses çıkartmayanlar sözde ben İslam’a zarar veriyorum diye meydanlarda yuhalatıyorlar. IŞİD’le kol kola olanlar kusura bakmasınlar önce onun hesabını verin.

‘Aracı iade edeceğiz’

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Habertürk TV’de Ankara Temsilcisi Veyis Ateş’in programında yaptığı konuşmada ise ‘1 milyonluk makam aracı’ tartışmalarının sorulması üzerine “Araç kesinlikle zırhlı değil. İbret-i alem olsun diye o aracı iade edeceğiz” dedi.

İddiaların bir algı operasyonuna dönüştürüldüğünü söyleyen Görmez, “Bir kurumun ve o kurumun başındaki insanı itibarsızlaştırmak için bir araç olarak kullanıldı. Bunu gördüğüm an benim için o araç bir mezara dönüştü. Ben bir gün daha o araca binmedim” ifadelerini kullandı.

Görmez eleştirilere konu olan Alevi toplumu başta olmak üzere toplumun birçok kesiminin kapatılmasını istediği Diyanet’in “Kurumun toplumsal meşruiyeti, yasal meşruiyetinin önündedir. Bu toplumun birliğinin çimentosudur, daima millet bu kuruma farklı bakmıştır. Eleştirilerimizi yapabiliriz ama eleştirileri yaparken sıradan bir kamu kurumu gibi ‘gelirim kapatırım, yok ederim’ vs düşüncelerle bu doğru değil” sözleri ile savundu.

“Bu milletin manevi hayatının inşasında emeğimiz var”

80 sonrası Türk-İslam sentezinin örgütlenmesinde, toplumun yukarıdan aşağı gericileştirilmesinde rol oynayan ve AKP döneminde aleni bir şekilde iktidar kurumu olarak çalıştırılan Diyanet İşleri Başkanlığı için Görmez “Eğer siz bu hizmeti yol,su, elektrik gibi bir hizmet olarak tanımlar ve öyle görürseniz o zaman Diyanet İşleri Başkanlığı’nın varlığını ve yokluğunu vergi politikaları üzerinden tarif etmeye başlarsınız. Bu milletin manevi hayatının inşasında bu kurumun emeği var.” sözlerini kullandı. Görmez, Alevi vatandaşlara hizmet konusunda da çok kafa yorduklarını iddia ederken Diyanet olmasaydı, Avrupa’daki vatandaşların “asimile edileceğini” de söyledi.  Görmez Demirtaş’ın hutbe eleştirisine ise “Diyanet İşleri Başkanlığı idari olarak Başbakanlığa bağladır. Hiçbir siyasetçi Diyanet’e dini konularda yönlendirme yapamaz. Diyanet’in talimatla hutbe vermesi düşünülemez. Diyanet, hırsızlık, yalan, rüşvet konularına rezerv koymaz. “ diyerek yanıt verdi.

‘Ben hayatımda jakuzi bilmem’

Görmez’in katıldığı programda Habertürk Ankara Temsilcisi Veyis Ateş makam aracı ile ilgili olarak şu soruyu yönetti: “İddia şu; uluslararası önemli bir markanın S500 bir aracı satın alıyorsunuz. Bunun piyasa fiyatı 976 bin o zamanki dolar kuruyla. Devlet malzeme ofisine yüzde 4 komisyon ödeyip hızlıca alınsın diye bir fiyat ödüyorsunuz, bu daha yüksek bir rakama çıkıyor. Sonra sizin açıklamanız diyorsunuz ki; “Biz bu aracı 976 bin TL’ye değil, 322 bin TL’ye aldık fakat bu KDV’si ve özel tüketim vergisi ödenmemiş hali.” İkincisi bakanların bindikleri araç S350 ve standart cetveline göre Diyanet İşleri Başkanı’nın binmesi gereken araç 120 bin TL. Bunun üzerinden şunlarla eleştirildiniz, Papa Türkiye’ye geldiğinde çok daha düşük segmentteki bir araca binerken bizim Diyanet İşleri Başkanımız nasıl S500 tabir edilen bir araca biner. Öncelikle böyle bir makam aracınız var mı?”

Görmez ise soruya “Ankara’da devlet gerekliği içinde herhangi bir genel müdürlüğe, müsteşarlığa, bakanlığa bir makam aracı nasıl tahsis ediliyorsa o şekilde bundan birkaç ay önce Diyanet İşleri Başkanlığı’na böyle bir aracın tahsis edildiği doğrudur.” sözleri ile yanıt verdi. Görmez araç talebinin kendilerinden geldiğini de söyledi. Görmez o araca hiç binmediğini de ifade ederken bunu şu sözler ile açıkladı. “Biz yanlış yapıldığı için o araca binmemezlik yapmadık. Yapılan iş doğru bir iştir. Diyanet İşleri Başkanlığı’na böyle bir aracın tahsis edilmesi, normaldir.” Görmez lojmanına jakuzi yaptırdığına ilişkin iddialara ise “Ben hayatımda bu nedir bilmem. Böyle bir şey olabilir mi? Bunlar yalan ve iftiradır” sözleri ile yanıt verdi.

‘Din tüccarlığı, iman ticareti ile oy toplamaya çalışıyorlar’

demirtass

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Dersim mitinginde yeniden Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’e istifa çağrısında bulunurken arabanın iadesine de değinerek şöyle konuştu:

Biz haklı, meşru bir noktada duruyoruz. Biz inançlara, dinlere hakaret etmeden, bütün dinlere, inançlara özgürlük tanıma vaadiyle yürürken onlar din tüccarlığıyla, iman ticaretiyle oy toplamaya çalışıyorlar. Ama bunu yine başaramıyorlar. Artık din tüccarlığının da para etmediğini gördüler. Yalanlar ve iftiralar artık çuvala sığmıyor. Haklı olduğumuz ortaya çıktı mı? Diyanet İşleri Başkanı bir trilyonluk Mercedes’i mecburen geri verdi mi? Demek ki haklıymışız. Demek ki imam arkasındaki cemaat yoksulsa onun gibi yaşamak zorundadır.

Demirtaş, Diyanet İşleri Başkanı’nın yerinde olsam kendimi ezdirmem istifa ederim derken “Kendisi din adamıdır. Resmi bir numaralı din adamıdır. Bu şekilde kendisini siyasete alet ederek, din tüccarlığı üzerinden oy toplamaya çalışanlara ibreti alem olsun diye istifa etmesini özellikle tavsiye ediyorum. Kendisini harcatmasın” dedi. Diyanet harcamalarına da şu sözlerle değindi:

O yüzden Diyanet İşleri Başkanı unutma ki harcadığın paralar, Diyanet İşleri Başkanı’nın savurduğu lüks israflar, bütçeden alınan paralar Türkiye’deki bütün halklardan geliyor. Aleviler de vergi veriyor. Alevilerin vergilerinden alınan payla sen Alevilerin asimilasyonuna yol açıyorsun. O nedenle yerinde olsam istifa ederim. Alevilerden, gayri müslimlerden özür dileyerek istifa ederim senin yerinde olsam”

‘Diyanet kaldırılacak’

HDP, açıkladığı seçim bildirgesinin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın rolüne ve inanç özgürlüğüne dair bölümünde “Farklı din ve inanca sahip olan ya da her hangi bir dini inancı olmayan yurttaşların inanç ve vicdan özgürlüğünü eşit yurttaşlık temelinde anayasal güvenceye kavuşturacak. Zorunlu din dersi uygulamasına son verilerek, her bir öğrencinin kendi inancı doğrultusunda seçmeli olarak ders ve eğitim alma hakkı gözetilecek. Sivil din eğitimi tümüyle serbest olacak.Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılarak, devletin din ve inanç alanından elini çekmesi sağlanacak, din ve inanç işleri topluma, inanç sahiplerine bırakılacak. İnanç topluluklarının örgütlenme özgürlüğünün önündeki engeller kaldırılacak, kendi inançlarını istedikleri gibi yaşayabilecekleri koşullar yaratılacak. Diyanet işleri çalışanlarının özlük hakları korunacak. Başta cemevleri olmak üzere, Aleviler’in bütün ibadet mekânları “ibadethane” olarak tanınacak. Kapatılmış dergâh ve benzeri ibadet mekânlarının önündeki engeller kaldırılacak, bu konuda yerel yönetimlere inisiyatif tanınacak.” ifadelerini kullanmıştı.

Sendika.Org

Bu Haberde Dikkatinizi Çekebilir!

alevi-bektasi-federasyonu-genel-merkezine-saldiri

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Merkezine Saldırı

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Merkez Binamıza dün gece kimliği belirsiz kişi veya kişilerce girilmiş, ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir