Anasayfa » Haberler » Avrupadan Haberler » Durak Arslan: Avenue Foche caddesinden Madımak’a yürüdüm
Durak Arslan Avenue Foche caddesinden Madımak'a yürüdüm

Durak Arslan: Avenue Foche caddesinden Madımak’a yürüdüm

Bir saat sonra “Avenue Foche” caddesine doğru usul usul hareketlendi kalabalık. Durak Arslan yazdı…

Bugün su gibi hissettim kendimi.

Deryaya kavuṣmak için akan ırmağa karıṣmıṣ bir damla su gibi.

Metz ṣehrinin “Place Mazelle”meydanında, tarihte ilk defa bu denli bir kalabalık buluṣtu.

“JE SUIS CHARLIE” yazılı bandrollerimizi yapıṣtırdık göğsümüze.

Bugün Fransa’da milyonlar, hepimiz “CHARLIE” olduk.

Her yaṣtan, her cinsten, her renkten, her inançtan, her etnik kӧkenden, her siyasi düṣünceden ve her sosyal statüden insan vardı.

Bütün çeliṣkiler ve saflaṣmalar rafa kaldırılıp, bugün aynı duygu ve duyarlılıkla koṣup geldik.

Kucaklarında çocuklarıyla, tekerlekli sandalyedeki engelli aile bireyleriyle, eṣiyle, dostuyla, sevgilisiyle.

Meydanda buluṣup bir saat bekledik.

Yüz yüze, yan yana, sırt sırta, omuz omuza.

Konuṣmadan, hüzünlü ve kararlı bir ifade ile, arada bir uzaklara ve kalabalığa hem ṣaṣkınlıkla hem gururla bakarak bekledik.

Ne bir slogan, ne bir konuṣma, ne ajitasyon, ne de imzalı bir pankart.

Ego’lar adeta paketlenip nemli ve küf kokulu depolara bırakımıṣtı belliki.

Hiç gerekte yoktu, çünkü kimsenin kimseye sӧyleyecek sӧzü yoktu, herkesin her ṣeyi aynı derecede bildiğini bakıṣlar çok iyi anlatıyordu.

Bir saat sonra “Avenue Foche” caddesine doğru usul usul hareketlendi kalabalık.

Kortejin düzeninden ṣikayet eden yoktu, acele eden yoktu, birbirinin ӧnüne geçmek isteyen yoktu.

Kaza ile biri diğerine dokunsa “pardon” diyene, ӧbürü içtenlikle tebessüm ediyordu.

Bıraktım kendimi bu akıṣa.

Paramparça edilmiṣ toplumsal gruplar arasındaki rekabet, ırkçılık, ӧnyargı, tehdit, hükmetme, üstünlük kaprisi, aṣağılık kompleksi ve daha nice hünerli yük ile yorulan bireylerin her biri, bu akıṣa ӧylesine mutlu bırakmıṣtı ki kendisini, onları kendi ruh halimden anladım.

Düṣündüm;

Bu onbinlerce tanımadığım insanın bir anda arasında oluṣan yakınlığı, sıcaklığı, dayanıṣmayı anlamaya çalıṣtım.

Sivas’ta otuz üç Can’ın aynı barbarlıkla din ve Allah adına yakıldığını, onları anmak için yanyana gelip birbirine kenetlenen yüz bin Alevi ve dostlarıyla birlikte, Madımak oteline doğru nasıl yürüdüğümüzü hatırladɪm.

Ve Gezi’yi !

Ateṣ düṣtüğü yeri yakıyor sӧzü ne kadar da doğru !

Ancak bu arada, evimizin sadece Sivas, sadece Türkiye, sadece Fransa olmadığını, evimizin bütün yerküremiz olduğunu düṣündüm.

Ҫünkü, her saat ve her gün bu evimizin bir baṣka odasına nice ateṣlerin düṣürüldüğünü, bir gün bizim odamıza da sıçrayacağını akıl edemeyecek kadar da bencilleṣtiğimizi düṣündüm.

Bugün dünyanın bir çok ülkesinden devlet adamlarının, Paris’e gelerek bu acıyı ‘paylaṣtıklarını’ barbarlığı “kınadıklarını” düṣündüm.

Türkiye Baṣbakanı Davutoğlu da dahil bir çoğunun hem medyayı sustururken hem de aynı barbarlara her türlü desteği verdiklerini de düṣündüm.

Bu iki tutum arasındaki çeliṣki uçurumu arasındaki derinliği de düṣündüm.

İfade ӧzgürlüğüne, Demokratik Cumhuriyet değerlerine, Laikliğe, insan haklarına sahip çıkan, bu milyonların asil duruṣundan, yürüyüṣünden etkilenerek ülkelerine dӧnerler mi acaba ! diye bunu da safça düṣündüm.

Ҫünkü bugün pozitif düṣünmekten hiç taviz vermek istemiyorum.

İmkansıza inanmamak, güzel olanın mümkün olduğuna yürekten inanmak istiyorum.

Ҫünkü pozitif düṣünmekte ne kadar ısrarcɪ olursak, o kadar dünyanın huzura kavuṣması mümkün duygusuna fena kapıldım.

Belki de bu yüzden kendimi su gibi hissediyorum.

Aynı doğadan var olduğumuzu hatırlayıp, damlalarla buluṣarak, karıṣarak, aynı nehirden aynı denize akarak, bulanıklığımızdan, kirlerimizden arınıp tekrar o saf halimize kavuṣmanın mümkün olabileceğini düṣündüm uzun uzun “Place de la République” meydanɪna varana kadar.

Uzun yıllardır, saatlarce ve aralıksız ama sadece düṣünmeyi ne kadar ӧzlediğimi hissettim.

Meydanı çevreleyen tarihi binaların taṣ duvarlarında, “JE SUIS CHARLIE” duygusu, alkıṣlarla çınladı dağılmadan ӧnce.

Alkıṣlarımızın vicdanlarda, İnsanlık aṣkı, Doğa aṣkı için çınlaması dileklerimle.

Aṣk ile.

Fransa Alevi Federasyonunun eski başkanı Durak Arslan 

Odatv.com

Bu Haberde Dikkatinizi Çekebilir!

aabkden-kolndeki-dev-mitinge-cagri-demokrasiye-ozgurluge-barisa-laiklige-evet-fasizme-seriata-hayir

AABK’den Köln’deki Dev Mitinge Çağrı:”Demokrasiye, özgürlüğe, barışa, laikliğe evet, faşizme, şeriata hayır”

AABK(Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu) 12 Kasım 2016 tarihinde Almanya’nın Köln Kentinde “Demokrasiye, özgürlüğe, barışa, laikliğe ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir