Anasayfa » Haberler » Türkiyeden Haberler » EHDAV Başkanı Ali Yeral:”Aleviler Yeteri Kadar Siyasi Alanda Yer Almıyor”
EHDAV Başkanı Ali Yeral Aleviler Yeteri Kadar Siyasi Alanda Yer Almıyor

EHDAV Başkanı Ali Yeral:”Aleviler Yeteri Kadar Siyasi Alanda Yer Almıyor”

Ehli Beyt Kültür ve Dayanışma Vakfı (EHDAV) Genel Başkanı Ali Yeral ile gündemdeki pek çok konuyla ilgili bir söyleşi gerçekleştirdik.

Ehli Beyt Kültür ve Dayanışma Vakfı (EHDAV) Genel Başkanı Ali Yeral gündemdeki pek çok konuyla ilgili Taha Haber’den Nuri Akçay’a önemli değerlendirmelerde bulundu. Suriye ve Alevilerle ilgili önemli açıklamalarda bulunan Yeral, Hatay’ın teröristler için cephane güzergahı olmaması gerektiğini söyledi.

1 Kasım’da yapılacak seçime de değinen Yeral, “Bu milleti Alevi – Sünni, Türk – Kürt diye kamplaştıran, akan kandan adeta nemalanan, tüm komşularımızla bizi savaş eşiğine getiren ve tek kişilik kral / halife rejimine doğru götürmeye çalışan bir siyasi zihniyetin yanında değil, karşısında olduğumuz da bir sır değildir!” diyerek 1 Kasım öncesi ne yapacaklarına dair ipuçları da verdi.

NURİ AKÇAY: Zaman ayrıdığınız için teşekkür ederiz Ali Hocam. Suriye’de Alevilerin en yoğun yaşadığı şehirlerden biri Lazkiye. Ve bugünlerde cihatçıların Lazkiye’ye yönelik ciddi saldırıları var. Antakya’da yaşayan Alevilerin kanaat önderi olarak ve Lazkiye’deki Alevilerle inanç ortaklığı olan biri olarak bu olayları nasıl değerlendiriyorsunuz.

ALİ YERAL: Bir defa saldırı ve terör faaliyetleri altında olan kesim Lazkıye de olsa, Halep de olsa, Kobani de olsa, Dera da olsa bizim için hiç fark etmez. Zira orada sadece Alevi akrabalarımız öldürülmüyor, insanlık öldürülüyor, çocuklar öldürülüyor, kadınların ırzına tecavüz ediliyor, tarih ve medeniyet talan ediliyor, katlediliyor.

Suriye’de sadece biz Alevilerin özbeöz akrabaları öldürülmüyor, Sünni kardeşlerimizin de, Kürt/Türkmen kardeşlerimizin de, Hıristiyan vatandaşlarımızın da 1. dereceden akrabaları öldürülmekte, kesilmektedir. Zira gözü dönmüş teröristin ırkı da, dini de, mezhebi de, coğrafyası da, felsefesi de yoktur! Neticede öyle veya böyle akrabalarımızın ve bölünmüş aile efradımızın orada saldırıya uğraması bu milletin huzurunu kaçırmakta ve diken üstünde tutmaktadır.

Öz akrabaları kesilen ve terör eylemleri altında olan birisinin huzurlu ve mutlu olması akıl dışıdır. Bu toplum ile ülkenin huzura kavuşması için Asi nehrinin öbür yakasındaki akrabalarımızı kesmek için Ülkemiz ve de Hatay’ımız terörist ile cephanelerinin güzergahı olmamalıdır!

GÜN GELİR SOFRALARINA OTURACAK TEK BİR ALEVİ BULAMAZLAR

NA: Başbakan Ahmet Davutoğlu Alevi temsilcileriyle bir yemekte buluştu. Bu yemeğe değişik Alevi kesimlerinden tepkiler geldi. Bazı Alevi kesimleri Yezid’in sofrasında toplanmakla itham etti bu kişileri. Sizce devlet bu toplantılarla ne yapmaya çalışıyor. 

AY: Aslında Devletimizin Başbakanının Alevi kanaat önderleriyle bir araya gelip yemek yemesinden daha doğal bir şey olamaz. Ama yıllardır; “Ey Şii Maliki, Alevi – Nusayri Esed!” diye siyasi mitinglerde bağıran, Aleviliği yüz binlere yuhalatan, mezhepçilik üzerinden siyasi rant uman ve bu uğurda ülkede büyük kutuplaşmalara sebep olan bir zihniyetin, bu aşamada verdiği yemeğe şüpheyle bakmak, uzak durmak ve bunu siyasi manevra olarak yorumlamak en doğal hakkımızdır.

Şu ana kadar Ülkenin 1/3ünü oluşturan biz Alevilerin muhatap alınmaması, ondan da öte yok sayılması ve binde birlik bir gayri Müslim cemaat kadar bile değer ve hak görmemesi, bir kehanet değil, bu ülkenin çok acı bir gerçeğidir. Biz sadece seçim anlarında, oy sofralarında ve zora düşüldüğünde değil, her zaman ve yerde bu ülkenin ana unsuru olarak biz Alevilerin hatırlanıp kale alınmasını, dert ve sıkıntılarının dinlenmesini ve çözüme kavuşturulmasını bekliyoruz. Yoksa gün gelir, tüm cazip vaatlerine rağmen, bu tür sofralarına oturacak, bir tek Alevi bile bulamayacaklar.

ALEVİLER YETERİ KADAR SİYASİ ALANDA YER ALMIYOR

NA: Alevilerin örgütsel birlikteliğini nasıl buluyorsunuz hocam. Sizce siyasi anlamda daha fazla aktif olmaları gerekmez miydi? Alevilerin daha fazla kamuoyu oluşturmaları için ne yapmaları gerekiyor?

AY: Alevilerin özellikle son 10-15 yılda örgütsel anlamda büyük mesafeler kat ettikleri bir gerçektir. Ama onların birlikteliği manasında maalesef aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Maalesef bazı incir çekirdeğini doldurmayacak basit ihtilaflardan, şahsi kaprislerden ve de ufak tefek fikirsel ayrılıklardan yeteri kadar bir araya gelmiyorlar, istişare ve dayanışmada bulunmuyorlar.

Mezhep üzerinden siyasete karşı olsak da, Alevilerin yeteri kadar siyasi ve toplumsal alanda olmadıklarına inanıyoruz. Biz 6-7 yıl önce Türkiye’deki Alevi – Şii – Bektaşi – Caferi – Kızılbaş – Fellah – Tahtacı gibi isimlerle anılan canların hemen hemen tamamına yakınını Ankara’daki bir otelde bir araya getirdik ve malum medya gruplarında bizi ayrıştırıp birbirimize yabancılaştırmaya çalışanlara karşı ortak bir dekorasyon imzaladık ve basına deklare ettik. “Yaratandan ötürü tüm yaratılanlara hoşgörüyle bakan” Alevi canların, bu engin hoşgörüyü önce kendi aralarında en iyi şekilde yaşamaları ve uygulamaları gerekmez mi?

NA: 26 Temmuz günü Günay Özarslan’ın cenaze törenleri sırasında Aleviler ve güvenlik güçleri arasında şiddet olayları yaşandı. Bir cemevi basıldı. Bu olaylardan sonra Alevilerle yakınlıkları bulunan Caferi kurumlarından konuyla ilgili hiçbir açıklama gelmedi. Siz Caferi kurumlarının bu tepkisizliğini nasıl yorumluyorsunuz?

AY: Rahmetli Günay Özarslan’ın cenaze törenlerinde yaşananlardan maalesef benim de yeteri kadar haberim olmadı, sanrım o aralar yurt dışında yoğun bir programım vardı. Neticede Caferi kardeşlerimizin bu konudaki hassasiyetlerini biliyoruz, bilerek sessiz kaldıklarını da sanmıyorum, daha doğrusu inanmak da istemiyorum.

Kabul edilsin veya edilmesin, Cemevi sonuçta bu toplumun milyonlarca ferdinin saygı duyduğu mabet olarak kabul ettiği bir yerdir. Onun hürmeti de kesinlikle hiçbir gerekçeyle çiğnenmemelidir.

NA: Son olarak 1 Kasım’daki seçimlerde Alevilerin nasıl bir tutum takınmaları gerektiğini düşünüyorsunuz?

AY: Doğrusu biz, şimdiye kadar tüm siyasi akımlara eşit mesafede durduk ve kimsenin de siyasi tercihine karışmadık. Ama bu milleti Alevi – Sünni, Türk – Kürt diye kamplaştıran, akan kandan adeta nemalanan, tüm komşularımızla bizi savaş eşiğine getiren ve tek kişilik kral / halife rejimine doğru götürmeye çalışan bir siyasi zihniyetin yanında değil, karşısında olduğumuz da bir sır değildir!.. Çünkü biz gerçekten “yurtta sulh, cihanda sulh” istiyoruz!..

http://www.tahahaber.com / RÖPORTAJ: Nuri AKÇAY

Bu Haberde Dikkatinizi Çekebilir!

alevi-bektasi-federasyonu-genel-merkezine-saldiri

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Merkezine Saldırı

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Merkez Binamıza dün gece kimliği belirsiz kişi veya kişilerce girilmiş, ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir