Anasayfa » Haberler » Türkiyeden Haberler » Gazi Katliamı’nın 21.yılı
gazi

Gazi Katliamı’nın 21.yılı

Gazi katliamının üzerinden 21 yıl geçti. 21 yılın sonunda katliamın failleri bir türlü ortaya çıkarılmadı. 22 kişinin katledildiği olaylarda, Kürdistan’da birçok katliama imza atan devlet yetkileri Gazi Mahallesi’nde de görev almıştı. 12 Mart 1995 yılında devletin katliam girişimlerine karşı alanlara çıkan Gazi halkı, 21 yıldır sokaklarda direniyor.

12 Mart 1995 Gazi katliamı, Alevi ve sol-sosyalist halka yönelik Türkiye’de gerçekleştirilen en büyük katliam girişimlerinden birisi. 90’lı yılların, Türkiye tarihinin en karanlık dönemi olarak kabul edilmesi tartışmasız. Bu karanlık günlerden biri de Türkiye’nin en büyük kenti İstanbul’un göbeğinde yaşandı. 12 Mart 1995 günü Gazi Mahallesi’ne bir araçla gelen kimliği belirsiz kişiler, geldikleri taksi ile 3 kahvehane ve bir pastaneye ateş açtı. Olayın yaşandığı sırada ise kahvehanelerin en yoğunlukta olduğu sıralardı. 12 Mart 1995 akşamı, saat 20.45 sularında kimliği belirlenemeyen kişiler, Gazi Mahallesi’nde bulunan Öntaş, Yavuz ve Dostlar kahvehaneleri ile Sarıoğlu Pastanesi’ni silahla taradı. Saldırı sonucu 76 yaşındaki Alevi dedesi Halil Kaya katledildi, 5’i ağır 25 kişi yaralandı. Sonrasında saldırganlar kaçırdıkları taksinin şoförünü de öldürerek “bilinmezliğe” karıştı.

Gazi direniş alanı

Olayın duyulmasının ardından mahalleli ayaklanarak, bu saldırıya tepki gösterdi. Ancak bu duruma polisin şiddeti de sert oldu. Aynı akşam Mehmet Gündüz adlı mahalleli, polis kurşunu sonucu katledildi. Gündüz’ün katledilmesiyle isyan büyüdü. Sabah saatlerine doğru sessizleşen Gazi sokakları, gün aydınlığı ile halkın sokaklara çıkması bir oldu. 13 Mart sabahı adeta Gazi sokakları birer direniş alanına dönüştü. Halkın direniş merkezi haline getirdiği yer ise her zamanki gibi cemevi çevresiydi.

Halk karakola yürüdü

Cemevi önünde toplanan binlerce kişi mahalle karakoluna doğru yürüyüşe geçti. Kitlenin önünü kesen polis, kitleye gerçek silahlarla saldırdı. Polislerin bu saldırısında Gazi’de ikinci yurttaş yaşamını yitirdi ve devletin katliamcı yüzü bir kez daha gün yüzüne çıktı. Devletin bu saldırılarına karşı halk mahallenin her sokağında barikatlar kurarak, direnişe geçti. Bu saldırı, halkın direnişini büyütmesine de zemin hazırladı.

Kontralar Gazi sokaklarında

92 Cizre Newroz’unda halka saldıran ve halkı yaka parça gözaltına alıp, katleden özel timler, 95 yılının 13 Mart’ın da Gazi’ye sevk edildi. Özel timlerin içerisinde ise Kürdistan’da halkın sık sık karşılaştığı kontra güçler bulunuyor. Devletin kontra güçlerinin Gazi sokaklarına girmesi ile 13 Mart’a 15 kişi katledildi.

Gazi’nin hafızası: Özlem Tunç

Gazi Mahallesi olaylarında bir kişi vardı ki direnişin simgesi olmuştu. Direnişin simgesi olan her zaman olduğu gibi direnişlerin öncülüğünü yapan kadın Özlem Tunç’tu. Tunç, mahalleli tarafından oluşturulan komitede yer alarak, devlet güçleri ile görüşmelere katıldı. Yaptığı görüşmelerin içeriğini halka panzerlerin üzerine çıkarak aktardıktan sonra polisler tarafından gözaltına alındı. Gözaltında polislerce işkence edilen Tunç, işkence ardından tek kurşun başına sıkılarak, polislerce saçından ve bacağından sürüklenerek çöp konteynırına atıldı. Tunç’un yaşamını yitirmediği anlaşılınca, halk tarafından tedavi edilmesinin ardından yaşama döndü.

Olaylar Ankara’ya sevk edildi

Direnişin 3’üncü günü olan 14 Mart’ta mahallede sokağa çıkma yasağı ilan edilmesine rağmen çatışmalar devam etti. Bunun üzerine bölgeye askeri birlikler sevk edildi. Mahalledeki olayların durmaması üzerine Ankara’da yapılan protesto yürüyüşünde ise 36 kişi yaralandı. Bu sırada mahalleli tarafından kurulan bir komite, 4 maddeden oluşan isteklerini sıraladı. Bu maddeler, cenazelerin teslim edilmesi, sokağa çıkma yasağının kaldırılması, gözaltına alınanların serbest bırakılması, asker ve polisin mahalleden çekilmesiydi. Talepler devlet tarafından reddedilince mahallede yine şiddetli çatışmalar yaşandı.

Ümraniye’de sokağa çıkma yasağı

Tansiyonu düşürmek yerine atılan yasaklayıcı hamleler sonucu olaylar 15 Mart’ta Ümraniye’ye de sıçradı ve burada da 5 kişi hayatını kaybetti. Ertesi gün, komitenin isteklerinin kabul edilmesi sonucu çatışmalar sona erdi.

21 yıllık direniş

21 yıl önce devlet tarafından gerçekleştirilen katliam tarihinden bu yana Gazi halkı da ayakta. En büyük direnişlere ev sahipliği yapan Gazi halkının direnişi karşısında mahalle her gün devlet güçlerinin ablukasında. Halkın 21 yıllık kesintisiz direnişi Türkiye’nin en büyük metropolünde devleti yoklara karıştırmış durumda.

4 günde 22 kişi katledildi

4 güne yakın süren olaylarda 22 kişi devlet güçleri tarafından katledildi. Bu 22 kişiden 7’sinin polis kurşunuyla öldüğü otopsi raporu sonucunda kesinleşti. O dönem olayın sorumlusu hiçbir üst düzey yetkili yargılanmadı. 20 polise dava açıldı. Dava “güvenlik gerekçesi” ile üç şehir gezdirilip, 2001 yılında karara bağlandı. Sadece iki polis ceza aldı. Daha sonrasında Yargıtay polisler hakkında “haklarında adam öldürmeye dair net deliller bulunmadığı” iddiasıyla kararı bozdu. Bunun üzerine aileler ve avukatlar davadan çekildi. Tekrar görülmeye başlanan davada iki polis hakkında 4 yıl 32 ay hapis cezası verildi.

Gazi Olayları olarak anılan 12 Mart Gazi katliamı, yıllar sonra açılan ve üst düzey askerlerin yer aldığı Ergenekon Davası’nda da yer aldı. Üzerinden 21 yıl geçen katliamın üzerindeki sır perdesi bugüne kadar aralanmış değil.

Katliamın talimatçıları

Bu katliamın talimatını verenler arasında bulunanlardan biri, dönemin İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu’ydu. Katliamın baş sorumlularından olan Kozakçıoğlu, Kürdistan’da birçok katliamda rol almış ve uzun bir süre OHAL Valisi olarak görev almıştı.

Dönemin Emniyet Genel Müdürü ise herkesin yakından tanıdığı Mehmet Ağar’dı. Katledilecek Kürt işverenlerin listesini cebinde taşıyan isim Tansu Çiller ise dönemin Başbakanı’ydı.

Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir ise katliamın ardından DYP’den bakanlık ve milletvekilliği yaptı.

http://www.bestanuce8.xyz/

Bu Haberde Dikkatinizi Çekebilir!

alevi-bektasi-federasyonu-genel-merkezine-saldiri

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Merkezine Saldırı

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Merkez Binamıza dün gece kimliği belirsiz kişi veya kişilerce girilmiş, ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir