Anasayfa » Makaleler » İnsancı Anadolu ozanı
turan eser

İnsancı Anadolu ozanı

“-insanlık öldü mü? dedim
-yok, dedi, ölmedi, ölmedi ama bir yerlerde sıkıştı kaldı herhalde
-nerede kaldı acaba?”

Yaşar Kemal

“Dünya denilen bin bir çiçekli bahçe”yi beyaz at üzerinde terk ederken, bu “bin bir çiçekli bahçe”ye ektiği yapıtlarıyla insanlığın kalbinde her daim yeşerecek ve yaşayacak büyük ozan Yaşar Kemal.

Dün onunla fiziksel veda, düşünsel olarak yeniden buluşmak için ‘’merhaba’’ günüydü. Cami avlusunda dinli, dinsiz, tüm dilleri, dinleri, kültürleri ve solun tüm renklerini buluşturdu.

Büyük bir ozan olarak, insanlığın, doğanın ve adaletin gözü, kulağı, sözü ve sesiydi. Cumhuriyet’le yaşıt koca bir çınarın insanlıktan, eşitlikten ve adaletten yana onurlu duruşuyla evrensel bir değer olmuştu.

İsmi kitaplardan silinen Anadolu ozanı Homeros’tan, sonra gelen 20. yüzyılın çağdaş halk ozanı Yaşar Kemal insanlık için önemli bir kazanım, şans ve zenginliktir. Geleceğin köprüsünü inşa edecek gençlere rehberlik edecek düşünce mirasıdır. O her şeyden önce insancı, doğacı ve solcuydu. Her kesimden insanın, doğadaki börtü böceğin, ağaçların, çiçeklerin, dağların, toprağın derdini ve dilini bilendi.

“Halkın mutluluğunun önüne kim geçiyorsa ben sanatımla ve bütün hayatımla onun karşısındayım. Ben etle kemik nasıl birbirinden ayrılmazsa, sanatımın halktan ayrılmamasını isterim. Bu çağda halktan kopmuş bir sanata inanmıyorum” diyen yaşam felsefesine sahipti.

Anadolu’ya kulak, söz, cesaret, yürek, ışık ve türkü olmuş İnce Memed, Anadolu’nun destanlarını, ağıtlarını, masallarını, şiirlerini ve tekerlemelerini sözlü gelenek üzerinden inşa ettiği zengin diliyle harmanlayarak, edebiyata “yeni” bir dil kazandırmıştır.

Despotlara ve despotizme karşı eşitlik ve özgürlük isteyen Yaşar Kemal “İnsanın içindeki eşitlik, adalet, özgürlük duygusu var oldukça sosyalizm savaşımını zafere kadar insanoğlu sürdürecektir”görüşünü dile getirirken, “nasıl bir sol?” sorusuna “Yüzde yüz bağımsızlıktır sosyalizm. Kişi bağımsızlığı, ülke bağımsızlığı, politik bağımsızlık, ekonomik bağımsızlık, özellikle de kültürel bağımsızlık… Bu çağa gelinceye kadar kültürler birbirlerini beslemişlerdir, yok etmemişlerdir. Oysa çağımızda, kültürler kültürleri yok etmek için, bilinçli olarak kullanılmışlardır, emperyalistler tarafından. Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir; bir çiçeğin bile yok olmasını, dünya için büyük bir kayıp sayarım” diye cevaplar. İşçi sınıfının iktidarını savunmuş ve TİP içinde yer almıştır.

Bu tavrıyla egemenleri de rahatsız etmiştir. Hapishaneye atılarak korkutulmak ve sindirilmek istenmiştir. Ne cezaevleri, ne iktidar medyasının onun ismini unutturma çabası, yok edememiş onun insanca sözlerini, saçtığı ışığı ve türkülerini, Anadolu’nun yüreğinden. Egemenler ne kadar sevmese de yok etmeye çalışsa da İnce Memed fışkırmış toprağın bağrından, halkının arasından çıkagelmiş. O sadece Çukurovalı Kürt Yaşar değildi! Türklerin Kürt’ü, Kürtlerin de Türk’üydü! Kürt sorunun çözümü için ‘’Dağlar, insanlar ve hatta ölüm bile yorulduysa, şimdi en güzel şiir, barıştır’’ diyerek yol göstermişti.

“Alevileri çok seviyorum” diyen Yaşar Kemal, duygularını şu sözlerle dile getirdi; “Alevileri yazdım çokça. Onlar da çok zulüm görmüş insanlardır. Ben zulüm gören insandan yanayım… onlar zulüm gördüler, onları öldürdüler, onları dövdüler. Yine de o sevgi dininden vazgeçmediler”

Anadolu’nun çağdaş Homeros’u Yaşar Kemal, insan olma yolunda edebiyatıyla, şiirleriyle, sözüyle her kesime ışık oldu. Kalpleri ısıtıp, yürekleri coşturup sevgi, insanlık, eşitlik, kardeşlik ve aşkla harmanladı.

Evrensel bir dünya adamı olarak fakirin, mazlumun, ırgatın, işçinin, öğrencinin ve tüm kültürlerin ruhuna dokunmuş, onların yüreklerine ve akıl tarlasına ektikleriyle iz bırakmış büyük bir insanlık çiftçisi olarak“bin bir çiçekli bahçe” ütopyasını yaratmıştır. Bize düşen görev; bin bir çiçekli bu bahçeyi etnik ve din milliyeçiliğine dayalı zehirli tohumlarla yok etmeye çalışan politikalara karşı Yaşar Kemal’in rehberliğinde çiftçiliğe soyunmaktır.

 

Bu Haberde Dikkatinizi Çekebilir!

ali_kenanoglu

Tunceli Üniversitesinin Alevilik kaygısı

Tunceli Üniversitesi rektörü ve üniversitede Alevilik çalışmaları yürüten heyetle iki defa aynı ortamda bulunduk. Şu ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir