Anasayfa » Makaleler » Pir Sultan’ın İtleri Kadar Olamayan Zavallılar
erdal-yıldırım-e1435614917798

Pir Sultan’ın İtleri Kadar Olamayan Zavallılar

Bugüne kadar Alevi örgütlerinin “Eşit Yurttaşlık Hakkı”, “Zorunlu Din Dersinin kaldırılması”, “Cemevlerinin Yasal statüye kavuşturulması”, “Madımak Otelinin Utanç Müzesi olması” gibi çeşitli demokratik, hukuki ve sosyal taleplerine kulaklarını tıkayan, her geçen gün Aleviliği ve Alevi toplumunu daha fazla baskı altına alan, asimilasyonu kurumsallaştıran AKP’nin son manevrası dün sabah gerçekleşti.

Başbakan Ahmet Davutoğlu bu sabah kamuoyuna “Alevi temsilciler”, “Alevi kanaat önderleri” diye tanıttığı, ancak Aleviler ve Alevi toplumunca tanınmayan, “çakma” kişilerle bir kahvaltıda buluştu.  Bugüne kadar başta şimdilerin kaçak sarayındaki cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, AKP yöneticileri 13 yıllık iktidarı sürecinde zaman zaman “Alevi Açılımı” veya “Alevi Çalıştayı” adlı takiyye organizasyonlarında çeşitli Alevilerle bir araya  geldiler. Bu toplantılar talepleri dinlediler, notlar aldılar, ancak bildiklerinden asla şaşmadılar. Zira Emevi zihniyeti değişmediği müddetçe herhangi bir olumlu değişikliğin olması da beklenemez. Kimse beklememelidir de.

7 Hazirandaki Genel Seçimlerden sonra tek başına iktidara gelemeyen AKP ve Başkanlık planları suya düşen Recep Tayyip Erdoğan, seçim öncesi daha önce defalarca yaptığı gibi çeşitli gruplarla toplantılar tertipliyor, muhtarlar ile toplantılar yapıyor, muhtarları muhbirliğe teşvik ediyor. Ahmet Davutoğlu müftülerle toplantı yapıyor ve AKP’ye oy vermeyen kimi kesimleri “vatan hainliği” ile suçluyor.

Son olarak da güya “Alevi dedeleri” ile bir kahvaltı toplantısı yapıldı. Ancak bu toplantıda altını çizmemiz gereken bir önemli detay var. Bu toplantıya katılan kişiler Alevi toplumu ve Alevi örgütlerince tanınmayan ve hiçbir temsiliyet değerlerinin bulunmayan, yani AKP’nin kendi ürettiği kimi “çakma” Alevilerdir. Ya da “bireysel çıkar” ve “istikballeri” için düşkün olmayı göze alabilecek kadar onursuzluğu seçen kişilerdir.  Peşinen söylemeliyim ki, bu kişiler Pir Sultan’ın itleri kadar bile onurlu olamayan “zavallılar”dır.

Herkesin bildiği tarihi gerçekliği burada bir kez daha yineleyelim. Bir yanda Pir Sultan Abdal’dan feyz alan, yedi yıl müritlik yaptıktan sonra Pir Sultan’dan ruhsat ve himmet alıp İstanbul’a giden,  dönüşte Sivas’a vali olup, Pir Sultan Abdal’ı darağacına gönderen Hınzır Paşa ile Osmanlının baskıcı, gerici feodal sisteminin savunucuları olup halka zulmeden, halkı soyan, rüşvet ve haram yiyen Kara ve Sarı Kadılar…

Bir yanda Alevilere iftira eden, karalamalar yapan, dahası “Alevi Kızılbaşların malı da, canı da, namusu da helaldir7 Kızılbaş öldüren cennete gider” fetvaları veren şeyhülislam Ebu Suud, binlerce Alevi’yi katleden Yavuz Selim ve yine binlercesini kuyulara doldurup üzerlerini toprakla örterek katleden Kuyucu Murat ile bu katil sürülerini “ecdadım” diye öve öve bitirmeyen Firavun ve yandaşları, ve harami sofralarından medet uman, Muaviye – Yezit zihniyetli haramilere uşaklık etmekte yarışan kimi Alevi kökenli acınılası kişiler.

Sadece Anadolu topraklarında da değil, sınır ötesindeki halklara da düşman, Kürt, Alevi, Ermeni, Süryani, Türkmen, Nusayrilerin kanlarına elleri bulaşmış, emperyalizmin uşaklığını yapan, dinleri, imanları para, sömürü ve baskı olan, haram ile beslenen Yeni Osmanlıcılar ve onlara gönüllü uşaklık eden kimi sözde “Alevi” kişiler.

Bir yanda ise Osmanlının, Hınzırın ve kadılarının baskıcı, yasakçı feodal sömürücü zulüm düzenine karşı bağlaması, direniş çağrıları ve türküleriyle başkaldırmış Pir Sultan Abdal. Ezilenden, mazlumdan, hak’tan yana olan, hizmetlerini sadece Hak ve Halk için rızalıkla yerine getiren Alevi Pirler,  Analar, Babalar. Ve de Pir’imizin haram lokmaya dahi itibar etmeyen itleri…

Tarihte bugüne kadar haram yiyen nice padişah, cumhurbaşkanı, başbakan geldi geçti. Nice Hınzır Paşalar da var oldu, bundan sonra da olacak. Tarih bunları yazdı, yazmaya da devam edecek.

Tarih Pir Sultan Abdal’ın itleri kadar olamayan, harami sofralarında Alevi düşmanlarıyla kahvaltılarda, yemeklerde, iftar sofralarında boy gösteren, uşaklık edenleri, asimilasyona hizmet eden düşkünleri de yazacaktır. Ve bu düşkünlerden, hainlerden hem Alevilik, hem de tarih bir gün mutlaka hesap soracaktır.

Erdal YILDIRIM

23 Ağustos 2015

Bu Haberde Dikkatinizi Çekebilir!

ali_kenanoglu

Tunceli Üniversitesinin Alevilik kaygısı

Tunceli Üniversitesi rektörü ve üniversitede Alevilik çalışmaları yürüten heyetle iki defa aynı ortamda bulunduk. Şu ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir