Anasayfa » Makaleler » Satılık ruhun kalemi ölümü kutsar
Satılık Ruhun Kalemi Ölümü Kutsar

Satılık ruhun kalemi ölümü kutsar

Çıkarları ters düşünce, başka bir satılık yeni ruh yerine, kapı önüne bırakılınca “kandırıldık” ya da“kullanıldık” şarkısını söylüyorlar.

Savaşın gölgesindeyiz. “Ölümlerden ölüm beğen” diyenlerin coğrafyasında ve hukuk tanımazlığın zirvesinde, büyük kayıpları yaşadığımız dönemdeyiz.

İliğine kadar emeği, kimliği, inancı sömürülen insanlık ciddi saldırılarla karşı karşıya. Sadece ihtiyacımız olan ekmek, özgürlük, hukuk, adalet, sosyal, siyasal ve demokratik haklarımız değil, insanlığa ve ruhumuza karşı da bir savaş var.

Bu saldırılara karşı direnerek bedel ödeyenler, karşı tarafa kaçan çokça “kayıp” ve insanlığa ihanet var.

Sermayenin ve iktidarın pazarında ruhunu satılığa ve aklını hamallık için kiraya çıkaran binlerce aday var. İnsani değerlerden firar etmişler, siyasi rant, ihtiras, kibir, ayrıcalıklı bir statü ile tanıştıkça ruhunu ve aklını satılığa çıkarıyor.

İnsanı “önemsiz bir şey” gibi gören iktidardaki satın alıcı zihniyet ise, iktidar tahtını, insanlığa karşı savaşın, şiddetin, ayrımcılığın, nefret söyleminin, mülteci ve çocuk ölümlerinin, yoksulluk içinde çekilen acıların, canlı bombaların, iş ve kadın cinayetlerinin üstüne kuruyor.

İnsan ve onuru, iktidarlar için “bir hiç” ve “kıymetsizdir”!

“Pazarda” satın alınacak kadar “ucuz”, sokakta infaz edilecek kadar “değersiz”, “vatanı koruma”maskesi altında iktidarların güvenliği için “feda” edilmiş ve “şehit” görülüyor. Tahta oturanlar insanı satın alınacak eşya, ölenleri ise salt bir istatistikten ibaret görüyor!

Eksi, artı fark etmiyor! Sadece sayı insan!

Ruhunu satın aldığı insana “yaşayan ölü” olma hakkı tanırken, insanlık onurunu korumak isteyene ise savaşı ve zulmü reva görüyorlar. Onlar için insanların ve ölümlerin bir adı ve hikâyesi de yok. Haber bültenlerinde sayılardan ibaret binlerce ölüm istatistiğine dönüştürüyor! Resimleri bile yok! İsimsiz ve hikâyesiz sayılar aktarıyor yandaş medya.

Sorgusuz infazlar! Kuralsızlığın tek kurul olduğu devlet anlayışı!

Ruhunu iktidarın sofrasındaki kırıntılara satılığa çıkarmış beden, eline verilen ölümün“istatistiklerini”“kamu güvenliği” adına savunuyor.

Ölümün istatistikleri ne tesadüf ki, hep Türk ve Kürt yoksulların dünyasından oluşuyor. Ölümün istatistikleri tank, top ve roket atışlarıyla Cizre’de, Sur’da ve daha birçok Kürt ilçesinde yıkılmış, parçalanmış, delik deşik edilmiş ve moloz yığınına dönmüş yoksul Kürt varoşlarından toplanıyor. Cansız çocuk bedenleri moloz yığınlarının altında toplanıyor.

3 yaşındaki “terörist” ile düğününde bir hafta önce “feda” edilen askerin ölüm istatistikleri ayrı kayıtlarda toplanıyor. “Etkisiz hale getirilenler” ve “şehit olanlar” ! Aynı coğrafyanın çocukları! Devlet tarafından kurban seçilmiş aynı kaderin parçası yoksulları!

İktidarın kendi güvenliği için “feda” etmekten çekinmediği asker ve polis gençlerin ölüm istatistiklerine ait “şehit bayrakları” sadece yoksulların kapılarına asılıyor.

Manidar ama sarayların, rezidansların, villaların, ve yalıların kapılarında “şehit bayrakları” yok!

Vicdan ve adalet kalemi ile yazmayanlar, barış ve insanlık onuru adına gazetecilik yerine, savaş ve insansızlaştırma adına yandaş gazetecilik yapıyor. İktidarın günahlarıyla birikmiş yüklerini hafifletmek için akıllarını hamallık olarak kiraya veriyorlar. İnsanlıktan firar eden satılık ruh, kalemini ve aklını teslim edecek iktidar Şeyhleri bulunca mesut ve bahtiyar oluyor.

Nefsini, menfaat ağında sunulan cazibeye ve yalana teslim ederken, şeytanın kandırdığı ademler gibi, iktidar yalanlarının ve hilelerinin dümeninde tayfalar listesine girmiş yalakalıkta yarışıyorlar.

Akılları ve kalemleri iktidardan gelen ideolojik “vahiylere” hamallık yapıyor. İktidarın gözüyle bakıyorlar, onun ağzıyla konuşuyorlar, onun kulağı ile dinliyorlar.

Kendileri değil, kiralıklar.

İktidarın ideolojik fetvalarını ve vahiyle inen resmi “telkinleri” koro halinde gazetelerine ve televizyonlarına taşıyorlar.

Kendi sözleri de yoktur. Sözsüzdürler.

Zira hepsi iktidar fetvalarındaki sözleri taşıyan sorgusuz akıl hamallarıdır.

Dilleri “gökten” inen iktidar vahiylerine tellallık yapıyor.

Sorgulama yoktur. İradesizdirler.

Zira iradelerini teslim etmişlerdir.

Satılmışlığın bedelini binlerce dolar üzerinden alıyorlar. Emre itaat için buna değer görüyorlar.

Görevleri net; hakikatin “en iyi manipülasyonu”, beyin yıkamadan ibaret haberleri –ve en “komplo teorileri” ile kamuoyuna yön vermek. Çünkü akıllarını iktidar ajansından ve cüzdanlarını iktidarın bankasından beslerler!

Menfaat sarhoşluğundan uyanamadılar ve kendilerine gelemediler!

Çıkarları ters düşünce, başka bir satılık yeni ruh yerine, kapı önüne bırakılınca “kandırıldık” ya da“kullanıldık” şarkısını söylüyorlar.

Nefretlerinden dökülen yazılarında sadece “ben satılık bir ruhum” okunuyor!

Bu Haberde Dikkatinizi Çekebilir!

ali_kenanoglu

Tunceli Üniversitesinin Alevilik kaygısı

Tunceli Üniversitesi rektörü ve üniversitede Alevilik çalışmaları yürüten heyetle iki defa aynı ortamda bulunduk. Şu ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir