Anasayfa » Haberler » Türkiyeden Haberler » Tarihin kara lekesi: Gazi Katliamı
gazi katliamı 12 mart 1995

Tarihin kara lekesi: Gazi Katliamı

Çiller döneminde devletin kontra güçlerin eliyle gerçekleştirdiği Gazi Katliamı, 20’nci yıldönümüne girdi. 22 Alevi’nin katledildiği vahşette asıl sorumluların yargı önüne çıkarılmadığını belirten Av. Gülizar Tuncer, dosyanın zaman aşımı tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Bugün, 5 kahvehanenin taranmasıyla başlayan ve 22 insanın yaşamını yitirdiği, yüzlerce insanın yaralandığı Gazi Katliamı’nın 20’nci yıldönümü. 12 Mart 1995 yılında gerçekleşen katliamın ardından açılan davalarda katliamı gerçekleştiren polis-kontrgerilla güçleri aklanırken, Gazi Katliamı da Dersim, Zilan, Koçgiri, Sivas ve Roboski gibi Türkiye tarihine “kara leke” olarak geçti. Katliamın faillerinin yargılanması için oluşturulan hukuk komisyonunda yer alan katliamın tanıklarından Avukat Gülizar Tuncer, Gazi’nin hedef haline getirilmesinin nedenini, “İşçilerin, emekçilerin, Alevi ve Kürt yurttaşların yoğun olarak yaşadığı bir yer” diyerek özetledi. Tuncer, dönemin İstihbarat Daire Başkanı Hanefi Avcı’nın katliamdan kısa süre sonra yaptığı açıklamada, katliamın “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım ve “ekibi” öncülüğünde yapıldığını itiraf ettiğini belirtti.

Katiller beraat etti

Sivil giyimli polislerin Gazi Mahallesi’nde yaşayan yurttaşları hedef alarak ateş ettiği görüntüleri hatırlatan Tuncer, “Polis uzun namlulu tüfekle insanları hedef alarak tarıyordu. Gencecik çocuklar ölüyor. Birçok polisin yüzü çok açık bir biçimde görünmesine rağmen mermi çekirdeklerine kadar her şeyi toplayıp savcılığa biz götürüyorduk. Delil toplama savcılığın işi. Bunu da polis aracılığı ile yapıyorlar. Delil toplayan polisler de ya olayın faili olanlar ya da onların arkadaşları. Dolayısıyla zaten delilleri karartmaya açık bir durum var” dedi. 22 kişinin yaşamını yitirdiği katliamda, yalnızca yaşamını yitiren 7 kişiyle ilgili dava açıldığını belirten Tuncer, “Dava sonucunda sadece olaydan sorumlu olan polis Adem Albayrak ve Mehmet Gündoğan’a ceza verildi” dedi.  Albayrak ve Gündoğan’a 1 ile 3 yıl arasında hapis cezası verildiğini, bu cezaların da “Meşru müdafaa”  gerekçesiyle indirildiğini söyleyen Tuncer, “Dava sonucunda 18 polis beraat etti, diğer iki polisin cezasını çok bulan Yargıtay ise bu polisler hakkında beraat kararı verdi, yani dava cezasızlıkla sonuçlandı” dedi.

Sanık olamadılar tanık olsunlar

Gazi Katliamı dosyasında zaman aşımı tehlikesine dikkat çeken Tuncer, “Dönemin Başbakanı Tansu Çiller, Emniyet Müdürü Necdet Menzir ve İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu gibi isimlerin tamamına ilişkin suç duyurusunda bulunduk. Dava açılmadı, açılan davalarda da göstermelik yargılamalar yapıldı. Tanık olarak dinlenilmesini istediğimiz Hanefi Avcı başta olmak üzere pek çok devlet görevlisi için, ‘sanık olamadılar bari tanık olsunlar’ diye talepte bulunduk. Mahkeme bu tanıkları dinlemek istemedi ve katliamı bu şekilde örtbas ettiler” dedi.

http://www.ozgur-gundem.com/

Bu Haberde Dikkatinizi Çekebilir!

alevi-bektasi-federasyonu-genel-merkezine-saldiri

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Merkezine Saldırı

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Merkez Binamıza dün gece kimliği belirsiz kişi veya kişilerce girilmiş, ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir