Anasayfa » Haberler » Türkiyeden Haberler » Türkiye, Yaşar Kemal’i uğurladı
Türkiye, Yaşar Kemal'i uğurladı

Türkiye, Yaşar Kemal’i uğurladı

Ünlü yazar Yaşar Kemal, edebiyat, siyaset, sanat ve spor dünyasından birçok kişinin katıldığı törenle son yolculuğuna uğurlandı.  Vatandaşların “Yaşar Kemal onurumuzdur” sloganlarıyla veda ettiği ünlü yazar, 50 yıllık hayat arkadaşının yanında toprağa verildi.

Bir süredir tedavi gördüğü İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 92 yaşında hayatını kaybeden Türk edebiyatının koca çınarı yazar Yaşar Kemal, son yolculuğuna uğurlandı.

Yaşar Kemal için Teşvikiye Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.

Cenaze namazı öncesinde Yaşar Kemal’in eşi Ayşe Semiha Baban, yeğeni Sadık Gökçeli, manevi oğlu Ahmet Güneştekin, yakın dostu Zülfü Livaneli ile diğer yakınları taziyeleri kabul etti.

“GÜLE GÜLE USTA”

Musalla taşının önüne, “Güle güle usta” yazılı Yaşar Kemal fotoğrafları konuldu.

“AYŞE” YAZAN ÇELENK

Caminin avlusuna girişte cenaze için gelenlerin yakasına Yaşar Kemal’in fotoğrafı takılırken, dileyenler oluşturulan anı defterine de düşüncelerini yazdı.

Tabutunun üzerine “Ayşe” yazan bir çelengin yerleştirilmesi dikkat çekti.

KARANFİLLERLE…

Cenaze namazını İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran kıldırdı. Namazın ardından Yaşar Kemal’in cenazesi sevenleri ve yakınları tarafından omuzlara alınarak, alkışlar eşliğinde cenaze aracına taşındı.

Bu sırada Kemal’in tabutuna vatandaşlar tarafından karanfil atıldı.


İKİ DİLDE DUA

Yazarın tabutunun başında bazı vatandaşlar Türkçe ve Kürtçe dua ederken bazıları ise Kur’an-ı Kerim okudu.

MANEVİ OĞLU: TESADÜF DEĞİLDİ

Yaşar Kemal’in manevi oğlu Ahmet Güneştekin, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bugün en zor günümüz, namuslu bir ömür yaşadı. Bize güzel insanlar olmamızı öğretti. Bütün hayatını barışa adadı ve ölümü de barışın en yakın olduğu güne denk geldi, 28 Şubat anlamlı bir gündür, tesadüf değildir. Her zaman barışı göreceğim diyordu bence gördü ve hissetti. Ve bence böyle bir günü seçmiş olması bütün insanlığa bir mesaj verdi. O dev adam bütün ağırlığıyla bugünü seçti” diye konuştu.

“YAŞAR KEMAL ONURUMUZDUR”

Cami önünde toplanan bir grup, “Yaşar Kemal onurumuzdur” diye slogan attı.

Semt sakinleri de binaların pencerelerine çıkarak, alkışlarla yazarı uğurladı.

Bu arada, cenazeye katılan pek çok kişinin elinde Yaşar Kemal’in kitaplarının bulunduğu görüldü.

Daha sonra Yaşar Kemal’in cenazesi defnedilmek üzere Zincirlikuyu Mezarlığı’na götürüldü.

HERKESİ BULUŞTURDU

Cenaze törenine TBMM Başkanı Cemil Çiçek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, İstanbul Valisi Vasip Şahin ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın da aralarında yer aldığı siyasetçiler ve devlet adamları katıldı.

Türkiye Ermenileri Patrikvekili Başepiskopos Aram Ateşyan ve Süryani Katolik Patrik Vekili Yusuf Sağ, Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk, sanatçılar Zülfü Livaneli, Orhan Gencebay, Türkan Şoray, Kadir İnanır, Tarık Akan, Rutkay Aziz, Mustafa Erdoğan, Berhan Şimşek, Suavi, Mustafa Alabora, Eşber Yağmurdereli, Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, gazeteciler Can Dündar, Muhsin Kızılkaya, Hasan Cemal, Tuncay Özkan, Ali Kırca, Cengiz Çandar, Prof. Dr. İlber Ortaylı, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan, FİBA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin de törende yer aldı.


ZİNCİRLİKUYU’YA YÜRÜDÜLER

Teşvikiye Camisi’ndeki cenaze namazının ardından Yaşar Kemal’in cenazesi, çok sayıda kişini katılımıyla Zincirlikuyu Mezarlığı’na getirildi.

Yazarın eşi Ayşe Semiha Baban, Yaşar Kemal’in yakın dostu Zülfü Livaneli ile mezarlığa geldi.

Buradaki törene CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, sanatçılar Kadir İnanır, Suavi, Tarık Akan da katıldı. Sanatçı Zülfü Livaneli burada bir konuşma yaptı.

14 YIL SONRA TİLDA’YA KAVUŞTU

Kemal’in naaşı, 50 yıl evli kaldığı ve 2001 yılında hayatını kaybeden Tilda Kemal’in kabrinin yanına defnedildi.

MEMLEKETİNDEN TOPRAK ATILDI

Yaşar Kemal’in doğum yeri olan eski adı Hemite olan Gökçedam köyünden toprak atıldı.

HAMİTE KÖYÜ’NDE YAS

Öte yandan, Yaşar Kemal’in memleketi Osmaniye’nin Hamite köyünde de gıyabi cenaze kıldı.

Namazdan sonra köylüler ve sevenlerinden helallik alınarak, Yaşar Kemal için dua edildi.

Gıyabi cenaze namazına, Osmaniye Vali Yardımcısı Alperen Yılmaz, İl Emniyet Müdürü Nurettin Gökduman, İl Jandarma Alay Komutanı Albay Tayfun Dündar, bazı siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de katıldı.

SON TÖREN LÜTFİ KIRDAR’DA

Yaşar Kemal için Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde anma töreni düzenlendi.

Yaşar Kemal’e veda töreni saygı duruşuyla başladı.

Gazeteci yazar Zeynep Oral’ın sunumuyla gerçekleşen törende Nebil Özgentürk’ün hazırladığı “Yaşar Kemal Belgeseli” gösterildi. Belgesel gösterimi sırasında Yaşar Kemal’in konuştuğu, türkü ve ağıt söylediği bölümler büyük alkış aldı.

Törende ünlü isimler Meltem Cumbul, Selçuk Yöntem, Cihan Ünal ve Tilbe Saran ile Zeynep Oral ünlü yazarın eserlerinden bölümler okudu.

Sahnede yazarın kitaplarının sergilendiği törende ünlü piyanist İdil Biret de Yaşar Kemal’in anısına piyano çaldı.

Törene yazarın eşi Ayşe Semiha Baban ve yakınlarının yanı sıra CHP Genel Başkan Yardımcısı Ercan Karakaş, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk, Ağrı Belediye Başkanı Sırrı Sakık, HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü ile aralarında Tarık Akan’ın da bulunduğu çok sayıda televizyon, sinema ve tiyatro oyuncusu, siyasetçiler, yazarlar ve edebiyatçılar katıldı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun çelenk gönderdiği salonun girişindeki fuaye alanında açılan anı defterine katılımcılar notlarını yazdı.


DUYGULARINI PAYLAŞTILAR

Teşvikiye Camisi’ndeki törenine katılan pek çok isim, NTV’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda basın kuruluşuna duygularını anlattı.

YAĞMURDERELİ: TÜRKİYE EKSİK KALDI

Avukat-yazar Eşber Yağmurdereli de acısını “Türkiye Yaşar Abi’nin gidişiyle eksik kaldı” sözleriyle dile getirdi.

DEMİRTAŞ: TÜRKİYE FOTOĞRAFI

Cenaze törenine pek çok kesimden ismin katıldığına dikkat çeken HDP Eş BaşkanıSelahattin Demirtaş, “Bu toprakları en iyi anlayan, tenefüs eden ve bunu yazıya döküp edebiyat dünyasına kazandıran en güçlü isimdi. Bütün kimliklerin kıymetini bilen bir yerden edebiyata, siyasete, insanlığa baktı. Hiçbir yerde biraraya gelmesi mümkün olmayan Türkiye fotoğrafı Teşvikiye Camii avlusunda buluşmuş durumda. Türkiye’nin gerçeği budur aslında” şeklinde konuştu.

KILIÇDAROĞLU: ROMANLARINDA FARKLI BİR TAT VAR

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Yaşar Kemal’i lise yıllarında İnce Memed’ini okuyarak tanıdım. Barışı seven, barışı her ortamda savunan, insan haklarını savunan dik duran onurlu bir insandı. Onun romanlarında farklı bir tat var. Bizim bir anlamda İnce Memed’imizdi. Nobel Ödülü Yaşar Kemal’e verilmeliydi. O bizim gönlümüzde Nobel Ödülü alan bir yazarımızdı…” şeklinde duygularını dile getirdi.


GÜL: BABAMIN ARKADAŞIYDI

Yaşar Kemal ile ilgili çok bilinmeyen bir gerçeği dile getiren 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ise “Yaşar Kemal’in kaybetmenin üzüntüsünü millet olarak yaşıyoruz. Kendisine Allah’tan rahmet diliyorum başta eşi Ayşe Hanım olmak üzere herkese de başsağlığı diliyorum. 2008 yılında Cumhurbaşkanı olarak Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Ödülü’nü kendisine tebliğ etmekten gurur duyuyorum. Kamuoyu çok bilmez, Yaşar Kemal babamın arkadaşıydı. Bazen telefonla da görüşürlerdi. Geçen Kurban Bayramı’nda telefonla babamı arayarak çoluk çocuk nasıl diye babama sormuş. Anadolu’nun bütün değerlerini taşıyan büyük bir adamdı” dedi.

AKAN: OLAĞANÜSTÜ BİR İNSANDI

Sanatçı Tarık Akan da Yaşar Kemal’in dahi bir insan olduğunu ifade ederek, “Acımız büyük, olağanüstü bir insandı. Yaşar ağabeyi ölümsüzlüğe uğurluyoruz” dedi.


PAMUK: ONU ÖRNEK ALDIM

Yazar Orhan Pamuk da “Hayatta çok zaman onu örnek aldım. Arkadaşı olmakla övündüm. Yalnızca büyük bir yazar değil Allah’ın özel bir kuluydu” şeklinde konuştu.

SAĞ: MAZLUMLAR ONU KAYBETTİ

Süryani Katolik Patrikvekili Yusuf Sağ, ünlü yazarın mazlumların yanında olduğunu belirterek,  “Yaşar Kemal yalnız Türkiye’nin değil dünyanın adamıydı. Dünya Yaşar Kemal’i kaybetti. Özellikle mazlumlar onu kaybetti. Fakat mazlumlar onu yaşatacak” dedi.

DOĞAN: İYİ BİR GAZETECİYİ KAYBETTİK

Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan, Yaşar Kemal’in gazeteciliğine vurgu yaparak, “Hepimizin başı sağ olsun. Çünkü biz de iyi bir gazeteciyi kaybettik. Hep kendisi, ‘Haberlere önem verdiğiniz kadar, biraz da röportaja yer verin. Röportaj mesleği daha ileri götürür’ der dururdu” ifadelerini kullandı.

GENCEBAY: ÇOK ŞEY ÖĞRETTİ

Sanatçı Orhan Gencebay da yazardan çok şey öğrendiğini belirterek, “Mağdurun yanındaydı, daima haklının yanındaydı. Doğruyu, iyiyi, güzeli anlatırdı. Çok şey öğretti bize”  dedi.

Cenazeye katılan birçok isim de, ünlü yazarın ölümüyle ilgili düşüncelerini gazetecilerle paylaştı.

DENİZLİ: BİR DEVRİM İNSANI

Teknik Direktör Mustafa Denizli de Yaşar Kemal’i tanımaktan son derece gururlu olduğunu ifade eden Teknik Direktör Mustafa Denizli, şu ifadeleri kullandı:

“Fikirlerinin bütün dünya tarafından benimsenmiş, okunmuş, bir döneme ışık olmuş bir insan olarak, hem benim hem de bu ülkede ve dünyada yaşayan herkesin istifade ettiği bir büyük düşünür, bir düşünce, fikir ve devrim insanı.

Ona bu ülke yaptıklarının karşılığını verdi mi, verebildi mi? O benim için bir soru işareti. Mekanı cennet olsun bizde genelde kullanılan bir ifadedir ama böyle hizmetleri ülkesine ve dünyaya yapmış insanların mekanı zaten cennettir. Ondan şüphemiz yok”


ORTAYLI: O GELENEK KESİLDİYSE…

Prof. Dr. İlber Ortaylı da Kemal’in bir söz ustası ve geleneğin devamı olduğunu dile getirerek, sözlü destanı modern yazı diline uyguladığını söyledi.
Ortaylı, “Şimdi genç kuşaktan bunu takip edecek adamlar varsa sorun yok. İnsanlar doğar, yaşar ve ölür. Yazarlar da istisnasız. Ancak bu gelenek kesildiyse, bana öyle görünüyor, o çok büyük bir çukur açacak edebiyatımızda” dedi.

KIVANÇ: ONUN ADINI SÖYLERLERDİ

Yaşar Kemal ile yaşadığı anılarını basın mensuplarına anlatan gazeteci ve sunucu Halit Kıvanç da “Çok yabancı büyük insanlarla tanıştım. Ama çok kişi Türkiye’yi bana sorduğu zaman isim söylerlerdi ve çoğunda Yaşar Kemal adı geçerdi. Türkiye’yi, ülke insanını bu kadar güzel temsil etti, nur içinde yatsın” diye konuştu.

DÜNDAR: SON AĞIDINI BİZE OKUDU

Gazeteci Can Dündar, Yaşar Kemal’in romanlarıyla yazdıklarıyla sözleriyle her zaman içimizde olacağını dile getirdi.

Son televizyon röportajını kendilerinin yaptığını ifade eden Dündar, “Orada bize bir ağıt okumuştu, o ağıt zannediyorum okuduğu son ağıt oldu. Herhalde yakında izleyince sizler de Türkiye’nin neyi kaybettiğini daha iyi anlayacaksınız” diye konuştu.

ALABORA: DÜNYA ÇAPINDA BİR YAZAR

Sanatçı Mustafa Alabora ise Yaşar Kemal ile 1966 yılında Kilis’te Atıf Yılmaz’ın çektiği ve senaryosunu Yaşar Kemal’in yazdığı “Ölüm Tarlası” filmi sırasında tanıştığını belirtti.

Ardından Kemal’in birkaç oyununda oynadığını anlatan Alabora, “Dostluğumuz hep sürdü. Dünya çapında bir yazar olduğu zaten belli. Yaşar ağabey gerçek devrimciler gibi saf, tertemiz, inançlı bir insandı. Bütün hayatı boyunca o inançla yaşadı ve mücadele etti. Ona buradan saygılar ve sevgiler yollayalım” dedi.


YAŞAR KEMAL KİMDİR?

Yaşar Kemal, 1923 yılında Osmaniye’nin Gökçedam köyünde doğdu.

Türk edebiyatının en önde gelen yazarlarından biridir. İlk öykü kitabı Sarı Sıcak’ta da yer alan Bebek öyküsü ile ilk romanı İnce Memed, Cumhuriyet’te tefrika edildi. İnce Memed, yaklaşık kırk dile çevrilerek yayımlandı ve kitaplarının yurtdışındaki baskısı yüz kırktan fazladır.

Yaşar Kemal pek çok yapıtında Anadolu’nun efsane ve masallarından yararlanmıştır. PEN Yazarlar Derneği üyesidir. Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterilen ilk Türk yazardır.

ÇOCUKLUĞU

Yaşar Kemal, Nigâr Hanım ile çiftçi Sadık Efendi’nin oğlu olarak aslen Van-Erciş yolu üzerinde ve Van Gölü’ne yakın Muradiye ilçesine bağlı Ernis (bugün Ünseli) köyünden olan bir aileden dünyaya geldi.Kendi anlatımına göre bir Türkmen köyünde tek Kürt ailenin çocuğu olarak doğup büyüyen Yaşar Kemal, evde Kürtçe, köyde ise Türkçe konuşurdu. Ailesi, Birinci Dünya Savaşı’ndan dolayı Adana’nın Osmaniye ilçesine bağlı Hemite (bugün Gökçedam) köyüne yerleşti. Beş yaşındayken, babasının camide öldürülüşüne tanık oldu. Ortaokul döneminde çeşitli işlerde çalıştı. Kuzucuoğlu Pamuk Üretme Çiftliği’nde ırgat kâtipliği (1941), Adana Halkevi Ramazanoğlu kitaplığında memurluk (1942), Zirai Mücadele’de ırgatbaşlığı, daha sonra Kadirli’nin Bahçe köyünde öğretmen vekilliği (1941-42), pamuk tarlalarında, batozlarda ırgatlık, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük yaptı.


SANAT HAYATI

1978 yılında yaptığı bir söyleşide sanat çalışmalarına ilkokula başlamadan önce şiirle işe koyulduğunu ve okula başladığında “yaşlı halk şairleriyle çakıştığını” anımsadığını belirtti.İlkokulun son sınıfındayken arkadaşı Aşık Mecit, çok iyi saz çalarken kendisi annesinden ötürü sazı “berbat” çalmaktaydı. Bunun nedenini şu sözlerle dile getirdi:

“Benim saz çalamamamın sebebi var, anam aşık olacağım da diyar diyar dolaşacağım diye saza, aşıklığa düşman olmuştu. Onun tek çocuğuydum ve gözünden ayırmıyordu beni. Okulda, düğünlerde bayramlarda beni hep Aşık Mecitle çakıştırırlardı. Aşık Mecitle Kadirlide bir kahvede bir gece sabaha kadar çakıştığımı şimdi iyice anımsıyorum.”

Ortaokuldan ayrıldıktan sonra folklor derlemelerine başladı ve 1940-1941 yılları arasında Çukurovadan ile Toroslardan derlediği ağıtları içeren ilk kitabı olan Ağıtlar, Adana Halkevi tarafından 1943 yılında yayınladı. 1944 yılında ilk hikâyesi Pis Hikâye’yi yayınladı. Bunu, Kayseri’de askerlik yaparken yazmıştı. Bebek, Dükkâncı, Memet ile Memet öyküleri 1950’lerde yayımlandı.

Kemal Sadık Göğceli adı ile çeşitli yayımlarda yazarken Yaşar Kemal adını Cumhuriyet gazetesine girince kullanmaya başladı. 1952 yılında yayımlanan ilk öykü kitabı olan Sarı Sıcak’ta da yer alan Bebek öyküsü burada tefrika edildi.

1947’de İnce Memed’i yazdı fakat yarım bıraktı ve 1953-54’te bitirdi.Romanı yazma nedeni eşkiya olan ve dağda vurulan amcasının oğlunun vurulması olduğunu 1987 yılındaki bir söyleşisinde belirtti. Ayrıca aynı söyleşide, çocukluğunun eşkiyalığın içinde geçtiğini, dayısının “en büyük” eşkiyalardan biri olduğunu, o çevrede 1936’lara kadar beş yüze yakın eşkiya bulunduğunu ve bunlardan birinin de Kurtuluş Savaşı’nda Kadirli’yi ilk örgütleyenlerden olan Karamüftüoğlu ailesinden ünlü Remzi Bey olduğunu söyledi. Remzi Bey’in kendisine, ilk İnce Memed hikayesinde “Çakırdikeni” diye yer alan diken hikâyesini anlattı ve Yaşar Kemal’le “eşkıyalığın felsefesini” yaptı.

Yaşar Kemal’in dünyada ilk kez yayımlanan eseri, Bebek öyküsüdür ve önce Fransızcaya, sonra İngilizceye, İtalyancaya, Rusçaya, Romenceye ve diğer dillere çevrildi.


17 yaşından bu yana sosyalist politikanın içindedir.1961 Anayasası’ndan sonra kurulan Türkiye İşçi Partisi’ne 1962’de katıldı.Emekçi sınıfının tamamen yönetime gelmesini isteyen Kemal,TİP’te sekiz yıl çalıştı ve yöneticilerden biriydi.

1987’deki bir söyleşisinde Türkiye’de bir Marksist partiye ihtiyaç olduğunu belirtmiştir. Aynı söyleşideki “Nasıl bir sol modelden yanasınız?” sorusuna, şu cevabı vermiştir:

“Her ülke sosyalist modelini kendisi kurar. Sovyetlerin 70 yıldır yaşama geçmiş modelini kabul edemeyiz. Yüzde yüz bağımsızlıktır sosyalizm. Kişi bağımsızlığı, ülke bağımsızlığı, politik bağımsızlık, ekonomik bağımsızlık, özellikle de kültürel bağımsızlık… Sosyalizmin başka bir anlamı yok benim için. Bu çağa gelinceye kadar kültürler birbirlerini beslemişlerdir, yok etmemişlerdir. Oysa çağımızda, kültürler kültürleri yok etmek için, bilinçli olarak kullanılmışlardır, emperyalistler tarafından. Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir; bir çiçeğin bile yok olmasını, dünya için büyük bir kayıp sayarım.”

TİP’ten ayrılan yazar, nedenini partinin niteliğini yitirmesine, bürokratların eline geçmesine ve emekçilerden kopmasına bağladı.Sovyetler Birliği çökmesinin, sosyalizmin de çökmesi değil, tam tersine dünya sosyalizminin zaferi olduğunu 1993’teki bir söyleşisinde dile getirmiştir.

http://www.ntv.com.tr/

Bu Haberde Dikkatinizi Çekebilir!

alevi-bektasi-federasyonu-genel-merkezine-saldiri

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Merkezine Saldırı

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Merkez Binamıza dün gece kimliği belirsiz kişi veya kişilerce girilmiş, ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir