Anasayfa » Haberler » Türkiyeden Haberler » “Yaşayan İnsan Hazinesi” Dertli Divani ile Ayvalık’ta Sazlı Sözlü Muhabbet
dertli divani

“Yaşayan İnsan Hazinesi” Dertli Divani ile Ayvalık’ta Sazlı Sözlü Muhabbet

“Yaşayan İnsan Hazinesi” seçilen aşık Dertli Divani mahlaslı Veli Aykut, Pir Sultan Derneği davetlisi olarak Ayvalık Sanat Fabrikası’nda 26 Temmuz Pazar günü saat 20’de sazlı sözlü bir muhabet gerçeleştirecek.

 Birleşmiş Milletler’in kültür kuruluşu UNESCO’nun 2010 yılında, ‘Zakirlik’ geleneğini sürdüren en önemli kişi olarak “Yaşayan İnsan Hazinesi” seçtiği aşık Dertli Divani mahlaslı Veli Aykut, Pir Sultan Derneği davetlisi olarak Ayvalık Sanat Fabrikası’nda 26 Temmuz Pazar günü saat 20’de sazlı sözlü bir muhabet gerçeleştirecek.

Unesco Somut olmayan kültürel mirası koruma çerçevesinde verilen “Yaşayan İnsan Hazineleri” ödülünü, sanatını usta-çırak ilişkisi ile öğrenen, bilgi ve becerisini uygulamada üstün, konusunda ender bulunan bilgilere sahip olan, kendisini yaptığı işe adayan, bilgi ve becerilerini çırağa aktarma becerisi olan kişiler alıyor.

Karagöz Sanat Evi, Divani’nin sorumlusu olduğu Hasbihal topluluğu ve Gülcan Kaya ile Paris Şehir Tiyatrosunda 2009 yılında büyük bir konser gerçekleştirmişti.

Pir Sultan Abdal Derneği Ayvalık şube başkanı Vedat Tekten etkinlik ile ilgili şu açıklamayı yaptı : “26 temmuz pazar akşam saat 20.00 de Ayvalık Sanat Fabrikasında ozanımız Dertli Divane ile buluşuyoruz.. Müziğimiz , nefes ve deyişlerimiz konusunda kaynak kişi durumunda olan Divani ile havamızı solumak isteyen herkesi çağırıyoruz..”

ZAKİRLİK NEDİR?

Türk halk şiirinin ortaya çıkışında ve yaşamasında çok önemli katkısı olan Alevi aşıklık geleneği diğer bir adıyla zakirlik, Alevi toplumunun ibadet biçimi olan cemlerin temel öğelerinden birisidir. Çünkü zakirler cemde dedenin en yakın yardımcısıdır. Bir bakıma cemi dede ile yöneten kişidir.

Zakir, dedenin himmetini (iznini) alarak saza başlar. On iki hizmetin yerine getirilişinde deyiş ve düvazları saz ile seslendirerek, hizmetlerin yapılmasına katkı sunar. Örneğin Kerbela bölümünde mersiyeler ile, cem birlemede miraçlama ile, ayrıca tevhit ve semahlar okuyarak cemde bulunanlara büyük coşkunluk verir. Sazsız ve sözsüz cem olmaz. Cemlerde zakirlerin elindeki sazı Aleviler “Telli Kur’an” olarak ta tanımlarlar.

Zakir, Alevilerce cem ibadetinde deyişleri saz eşliğinde söyleyen ve bu statüye çekirdekten, başka bir deyişle kuşaktan kuşağa sözlü aktarma yolu ile yetişerek gelen ozanlardır. Zakirlerin binlerce deyiş, düvaz, mersiye, miraçlama ve semahları belleğinde tuttukları düşünülürse her birinin ayrı bir araştırma konusu olduğu birçok çevrece belirtilmektedir.

Zakirlerin belleğinde tuttuğu deyişler hem önceki etkili ozanların deyişlerinden, hem de kendi ürettiği ilahi şiirlerden oluşur. Zakirlerin etkilendiği ozanların başında yedi ulu aşık olarak adlandırılan Nesimi, Hatayi, Fuzuli, Virani, Pir Sultan, Kul Himmet ve Yemini başı çekmektedir. Deyişlerin konusu ise daha çok Hak-Muhammed-Ali, On iki İmam, Ehlibeyt, Kerbela, İmam Hüseyin, Hacı Bektaş ve diğer Alevi erenlerin yanı sıra; Musa, Davut, İbrahim ve İsmail gibi Yahudilik ve Hıristiyanlık peygamberleri Muhammed, Ali ile beraber övülmektedir.

Cemlerde gerek âşıklar tarafından saz ile, gerekse dede tarafından söz ile okunan deyiş ve düvazlarda, onu yazan kişinin mahlasının geçtiği satır (bu bölüme şahbeyit de denir) okunurken sağ el göğüse değdirilerek bir saygı ifadesi olarak selamlanır. Eğer bu şahbeyit, yedi Hak Âşığından birisine ait ise, sağ el işaret parmağı dudağa değdirildikten sonra göğüse götürülerek niyazlanır.

Aşıklık kurumu günümüzde geleneksel çizgisini korumakla birlikte, geçmişteki inanç temelli özelliğini kaybetmektedir. Kentli ve biraz da eğitimli olan gençler saz çalmaya ve deyiş söylemeye ilgi duymakla beraber, cemlerde ve muhabbet ortamlarında yetişmedikleri için, Aşıklığı bir çeşit sahne sanatçılığı gibi algılamakta, aşıklığın gerektirdiği edebi bilgi ve terminolojiden uzak kalmaktadır.

Her saz çalıp deyiş söyleyen kişi aşık olamaz, cemde aşık (Zakir) olmak inanç sağlamlığı gerektirir. Alevi inancı zayıf olan bir kimse ne kadar iyi saz çalarsa çalsın ona zakir diyemeyiz.

www.haberhurriyeti.com / KÜLTÜR SANAT

 

Bu Haberde Dikkatinizi Çekebilir!

alevi-bektasi-federasyonu-genel-merkezine-saldiri

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Merkezine Saldırı

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Merkez Binamıza dün gece kimliği belirsiz kişi veya kişilerce girilmiş, ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir