Anasayfa » Makaleler » YÖK, üniversiteler ve Alevilik
turan-eser

YÖK, üniversiteler ve Alevilik

Eğitimin cami düzeninde “milli mezhep” inşa ettiği süreci yaşıyoruz.

İktidarlar kendi devamlılığını sağlamak için, eğitimi “istendikleri davranışlara uygun dindar nesil yaratma süreci” olarak görür. Egemenler, eğitim sistemini aynı zamanda “farklı” olanı dönüştürmek ve asimile etmek için kullanır.

AKP iktidarı, sistematik şekilde eğitimde gericiliği kurumsallaştırırken, diğer yandan yeni asimilasyon politikaları için, yeni stratejiler ve yeni kurumlar devreye sokuyor. Diyanet-MEB, Din Eğitimleri gibi asimilasyon kurumlarına şimdi, YÖK, Üniversiteler ve Cemevlerine Hukuki Statü adı altındaki, dedelere maaş ve Alevi Diyanetçiyi ekleniyor.

YÖK ve Üniversiteler yeni asimilasyon merkezleri olarak, toplumsal algıyı “bilimsellik” maskesi altında “teolojik” ve “ideolojik” olarak inşa edecek. Daha önce Gazi Üniversitesi Alevileri “Türk İslam Sentezi” kalıbına dökmek için yoğun çaba sarf ederken, bugün Tunceli Üniversitesi“Alevilik-Bektaşilik Araştırması” adı altında yegane görevi AKP güdümlü “yeni Alevilik” inşa ederek, Alevileri sünnileştirmek ve asimile etmek!

Aleviliği Aşağıla, Sonra YÖK Üyesi Ol!

Kitabında “kötü ayin yapan Kızılbaşlar. Allah onları kıyamete kadar aşağılık ve adi etsin” diyen Prof. Dr. Hayati Develi ‘yi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın YÖK üyeliğine atamasını nasıl okumalıyız? Alevilere yönelik ayrımcılık ve nefret tohumu eken ve Alevileri rencide eden anlayışı öğrencilere aşılamaya onay nasıl kabul edilebilir?

İnsanlık adına utanç duyulacak bu aşağılayıcı sözlerin sahibi YÖK üyesi olursa, Üniversitelerin Alevi algısı nasıl olur?

Tunceli üniversitesine bakarsak anlarız!

08.07.2009’den bugüne tek bir bilimsel faaliyete imza atmamış, tek bir bilimsel makalesi olmayan ve sadece bir tabeladan ibaret olan Tunceli Üniversitesi “Alevilik Uygulama ve Araştırma Merkezi”kapatılıp, yerine Alevilik-Bektaşilik Enstitüsü” açılmak isteniyor.

Bu değişiklik teklifini içeren metin senatoda kabul edilmiş. YÖK’e gönderilecek bu metnin içeriği ise tam bir asimilasyon belgesi niteliğinde!

Metni okuduğunuzda YÖK ve AKP denetiminde, “Aleviliğe Yönelik Teolojik ve İdeolojik Asimilasyonu Uygulama Enstitüsü” kurulmak istendiğini anlarsınız.

Çünkü metin, “bilim ve araştırma yuvası” Üniversite ruhundan daha çok, Diyanetin kırmızı çizgilerine ve AKP’nin Alevi politikalarına uygun teolojik ve ideolojik manifesto özelliği taşıyor.

Metine yönelik eleştiriler artınca, metnin bazı bölümlerini, Üniversite senatosu çıkarmak zorunda kalmış!

Üniversite Değil, Cami Düzeninde Asimilasyon Merkezi

Kendini dini ulema yerine koyan Tunceli Üniversitesi, AKP’ye uygun, Alevilik tanımı yapıyor! Bu uhrevi metinde Alevilik “Kuran-ı Kerim’e de bağlılık Alevi-Bektaşi inancının en önemli inançsal temellerindendir. Alevi-Bektaşi topluluklar için İslam dini son hak din olup Müslüman kimlik vazgeçilemez değerdir” olarak tanımlanıyor.

Üniversite “bilim yuvası” olmaktan daha çok bir “asimilasyon yuvası” gibi çalışıyor.

YÖK ve üniversiteler, inanç özgürlüğü ilkesini ihlal ederek, Alevilere teolojik tanım ve milli ideoloji dayatma hakkına sahip değildir. Bilimsel, eleştirel ve laik eğitim yuva olması gereken üniversiteler imam hatipleşemez.

Üniversite Değil, Kışla Düzeninde Güvenlikçi

Tunceli Üniversitesi, bilimsel akademik araştırmaların dışına çıkarak “milli bir strateji” belirleyen ideoloji dayatıyor. Aleviliğin kendine özgü bir inanç olmayacağını, buna uygun yaşayamayacağını buyurmuş. Ayrıca “iç ve dış mihrakların” Alevileri “İslam dışı” göstermelerini, Türkiye’yi “politik ve stratejik açıdan zor duruma” soktuğunu düşünmüş ve kendine dert etmiş!

Devletin Türk Sünni-İslam Sentezi kalıbındaki “Alevi öğretisini yozlaştırmak, dejenere etmek”isteyenlere karşı ve Alevileri “ideolojik-dar politik kısırlıklar ve yanlışlara sevk etmek isteyen odaklara karşı” kurulmuş güvenlikçi “milli stratejiye” sahip görünüyor!

Üniversite “ideolojik” çalışmaları “Milli gereklilik” görüp, “bu milli bir stratejidir” diye politikleştirmeye karar vermiş! “Yetmiş iki millete aynı gözle bakmayı” ilke edinmiş Alevileri, AKP’nin“milli” takımına sokmanın beyhude çaba olduğunu asırladır öğrenemediler.

Zihniyet sorunlu olunca, öğrenmek yerine, cami ve kışla düzeninde asimilasyon yolunu seçiyorlar.

O nedenle, yeni asimilasyon aracı olan YÖK ve Üniversitelere verilen ideolojik ve teolojik misyonerlik görevleri, AKP’nin Alevi politikalarından bağımsız değildir.

YÖK üniversiteleri, AKP hükümetinin Aleviliği bitirmek isteyen eylem planının parçası olan bu asimilasyoncu girişimlerini Alevilerin ve Alevi inancının üstünden çekmelidir.

Bu Haberde Dikkatinizi Çekebilir!

Ölümcül İstikrar

Ölümcül istikrar

Ölümcül istikrar Acılı, endişeli günlerin içinde ölüm haberleri var sadece. Ölümlerin devam eden “istikrarı”! Terör ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir